(1086 S. K. m. 337) (818 S. K. m. 248)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kâğıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, temerrüt ve akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi ile 3.500.000.000 TL alacağın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesine, diğer talepler yerinde görülmediğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 01.01.2003 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olup 1.000.000.000 TL olan kira parasının 2004 yılında aylık 1.250.000.000 TL olarak ödenmesi konusunda anlaştıklarını, ancak kiranın Haziran 2004 tarihinden itibaren 1.000.000.000 TL olarak ödendiğini, ayrıca sözleşme gereği davalı tarafından ödenmesi gereken 3.750.000.000 TL stopaj bedelini müvekkilinin yatırdığını, bu hususlarda davalıya temerrüt ihtarnamesi gönderilmesine rağmen ödemede bulunmayan davalının temerrüde düştüğünü, öte yandan davalının kiralananda yaptığı tadilatlarla esaslı şekilde değişikliğe yol açarak sözleşmeye aykırı davrandığını, sözleşme ekinde teslim edilen eşyaların da tahrip ve yok edildiğini belirterek, davalının temerrüt ve sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliyesini ve 3.500.000.000 TL alacağın tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davayı kabul etmediklerini, davacıya eksik ödenen kira bedelinin bulunmadığını, davalının kiralananda davacının da onayı ile birtakım tadilatlar yaptığını, aralarındaki anlaşmaya göre cam ve pencereleri de davacının yaptıracağını, bunun üzerine davalının 7.965.000.000 TL'ye bir Pimapen firması ile anlaştığını, bedelinin 3.965.000.000 TL'sini stopaja mahsuben peşin ödediğini, aylık 250.000.000 TL'lik taksitleri de kira bedelinden düştüğünü, bu şekilde ödenen kira paralarının da davacı tarafından ihtirazı kayıtsız alındığını, davacının onayı ile yapılan tadilatların kiralanana zarar vermediğini, zorunlu ve yararlı masraflar olduğunu, teslim alınan eşyaların tahrip edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.01.2003 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli kira sözleşmesi konusunda ve 01.01.2004 tarihinden itibaren aylık kiranın 1.250.000.000 TL olarak ödeneceği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, Haziran-Aralık 2004 arası aylar kirasının aylık 250.000.000 TL eksik ödenmesi ve davalının yatırması gereken 3.750.000.000 TL stopajı kendisinin ödediğinden söz ederek temerrüt ihtarnamesi göndermiştir. Dosyaya celbedilen banka kayıtlarından davalının Ocak-Mayıs 2004 arası aylar kirasını 1.250.000.000'şar TL, Haziran-Aralık 2004 arası aylar kirasını ise 1.000.000.000'şar TL olarak ödediği anlaşılmaktadır. Buna karşılık davalı, aralarındaki anlaşmaya göre davacının kiralananın cam ve pencerelerini yaptırmayı üstlendiğini, yaptırılan Pimapenin bedelini kendisinin ödediğini ve stopaj bedeli ve kiradan mahsup ettiğini savunmaktadır. Sunmuş olduğu 15.05.2004 tarihli sözleşmeye göre de davalı, E. Ltd Şti ile kiralanana Pimapen yapılması konusunda 7.965.000.000 TL'ye anlaşmış olup bunun 3.965.000.000 TL'si peşin, kalanı aylık 250.000.000 TL' den onaltı ay taksitle ödenecektir. Adı geçen firma 1.9.2005 tarihinde davalı adına 7.965.180.000 TL'lik fatura düzenlemiştir. Davalı yaptığı ödemenin kiradan mahsup edilmesi konusunda davacı ile anlaştıklarını savunduğuna göre bu savunmasını kanıtlaması gerekir. 28.9.2005 tarihli cevap dilekçesinde yer alan delilleri arasında her türlü delil denmek suretiyle yemin deliline de dayandığından davalıya Pimapen bedelinin kiradan mahsubu konusunda davacıyla anlaşma yapıldığına ilişkin yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
2- Davalının akde aykırılık nedeniyle tahliye ve alacak istemlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, dava dilekçesinde aynı zamanda sözleşmeye aykırılık nedeniyle de kiralananın tahliyesini ve 3.500.000.000 TL alacağın tahsilini de istemiştir. Mahkemece bu talepleri yerinde görülmediğine göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi de hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.'nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy