(4721 S. K. m. 733)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili gelmedi. Davalılar vekili Av. R. İ. geldi. Hazır bulunanların sözü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davacı vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili,dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 13 parsel No'lu taşınmazdan davalıların 21.3.2003 ve 16.12.2003 tarihlerinde toplam 30.000.000.000.- TL bedelle pay satın aldıklarını, satışın noter aracılığı ile davacıya bildirilmediğini, davanın iki yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığını, davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalılar adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalılar vekili, davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını, paylarını satan paydaşların satıştan önce fırın olarak kullanılan taşınmazın diğer paydaşları ile pazarlık yaptıklarını, onların almaması üzerine payların müvekkillerine satıldığını, davacının pay satışlarını baştan beri bildiğini, davanın süresinde açıldığının kabulü halinde ise satış ile dava tarihleri arasında uzunca bir süre geçtiğinden ve taşınmazın değerinde önemli artışlar meydana geldiğinden dava konusu payın değerinin tespiti ile objektif değer artışının uygulanmasını savunmuştur.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü kişiye satılması halinde, diğer paydaşlara o payı öncelikle satın alma yetkisini veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve payın üçüncü kişiye satılması ile kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkının kullanılmasıyla bu hakkı kullanan paydaş ile alıcı arasında kapsam ve şartları satıcı ile davalı arasında yapılan sözleşmenin aynı olan bir satım ilişkisi kurulmuş olur. Onalım bedeli tapuda gösterilen satış bedeli ile davalı tarafından ödenen harç ve masrafların toplamından ibarettir.
Olayımıza gelince; önalım hakkına konu edilen paylar davalıya 21.3.2003 ve 16.12.2003 tarihlerinde 15.000.000.000.-'şar TL bedelle satılmış, davacı da 15.10.2004 ve asıl dava ile birleştirilen davada 27.10.2004 tarihlerinde açtığı davalar ile önalım hakkı nedeniyle payların iptali ile adına tescilini istemiştir.
Uyuşmazlığın satış tarihleri itibariyle 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. Türk Medeni Kanunu'nun 733. maddesinde, yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirilmesi yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yükümlülük yerine getirilmediğinden 15.10.2004 ve 27.10.2004 tarihlerinde açılan davalar süresindedir. Davalı alıcı, satışı noter aracılığı ile davacıya bildirmediğine göre satış tarihi ile dava tarihi arasındaki sürenin geçmesine kendisi sebebiyet verdiğinden değer artırıcı unsurlar dikkate alınarak önalım bedelinin belirlenmesini isteyemez. Onalım hakkının tapudaki satış bedeli, harç ve masraflar tutarı üzerinden tanınması gerekirken keşfen belirlenen bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gibi, karar başlığında asıl dava yönünden davalı İ. C.'un isminin yazılmaması ve birleştirilen davada davalılar A. ve K. D. yerine davalı olarak asıl davanın davalıları i. ve M. C.'un gösterilmesi de hatalı görüldüğünden kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarda ( 2 ) No'lu bentte yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.1.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy