(4721 S. K. m. 677, 699) (743 S. K. m. 612)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair tavzih kararı davalılardan G. Ç. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, beş adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkeme davaya konu edilen 992 nolu parselin satışı, 2800 nolu parselin taksimi suretiyle paydaşlığının giderilmesine, diğer üç adet taşınmaz hakkında açılan davanın reddine karar vermiş, hüküm davalılardan R. G. tarafından 992 ve 2800 parsellere ilişkin olarak temyiz olunmuştur. Ayrıca davalılardan G. Ç. vekili tarafından taksimine karar verilen 2800 nolu parselde, müvekkiline isabet eden pay karşılığının 35.608 m2 olması iddiası sebebiyle maddi hatanın düzeltilmesi talebinin mahkemece reddedilmesi üzerine tavzih talebinin reddine ilişkin hükümde tavzih talep eden davalı G. Ç. vekili tarafından temyiz olunmuştur.
1- Dosya kapsamına 10.02.2005 günlü hükmün dayandığı gerekçelere göre tavzih talebinin reddine ilişkin hükme yönelik davalı G. Ç. vekilinin temyiz istemleri yerinde değildir.
2- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre Rıza Güleç'in 992 parsele ilişkin satış kararı ile diğer taksim kararı verilen 2800 parsele yönelik aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Davalı Rıza Güleç'in 2800 parsele ilişkin sair temyiz itirazlarına gelince;
Yürürlükten kaldırılan Medeni Kanunun 612 ve bunun karşılığı olarak düzenlenen Türk Medeni Kanunun 677. maddesi gereğince mirasçılar arasındaki pay temliki geçerli olup, pay temliki yapıldığı tarihte hüküm ifade eder. Taşınmaz M. G. mirasçıları adına elbirliği mülkiyeti halinde tapuya kayıtlıdır. Ancak davalılardan Rıza'ya mirasçılardan Nuriye, Selbi, Hüsne ve Suat paylarını devir etmiştir. Bu işlemler tapu sicil müdürlüğünde ve kesinleşen mahkeme ilamlarına göre yapılmıştır. Bu durumda yeni oluşan bu paylar durumuna göre taksim hususunun düşünülmesi gerekir.
Öte yandan hem Belediye Başkanlığı, hem İl İdare Kurulu karşılıklı yazışmalarında onay makamı olmadıklarından bahisle görüş bildirmediklerinden, mahkemece taksimine karar verilen taşınmazın bulunduğu mevki ve yer olarak onay makamının tespit olunması gerekir. Bu durumda mahkemece yapılacak iş yeni oluşan paylara göre yeniden keşif yapılarak taksiminin mümkün olması halinde her bir ortağa isabet edecek yerler belirlenmek kaydıyla harita mühendisine ifraz projesi düzenlettirilmesi, bu taksim krokisinin onay makamının görüşünün alınması, ifraz krokisinin onay makamınca uygun bulunması halinde kur'a yöntemine başvurularak buna göre hüküm kurulması gerekir. Bu hususlar üzerinde durulmadan bu parsel yönünden yazılı şekilde taksim kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Kabule göre de, taksim edilen taşınmazın değeri üzerinden Harçlar Yasası gereği %03.6 oranında harç alınması gerekirken, bu parsel yönünden harç alınmaması da doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte yazılı nedenle tavzih talebinin reddine ilişkin 10.02.2005 günlü hükmün ONANMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenle 992 parselin satış suretiyle paydaşlığın giderilmesine ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, 3.bentte yazılı nedenlerle 2800 parsel yönünden hükmün BOZULMASINA, onanan kısımlar yönünden aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden alınmasına, 23.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy