(3561 S. K. m. 1) (4721 S. K. m. 648)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar kayyım tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava bir adet taşınmazın paylaşılmasına ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hükmü davalılar kayyım vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekilleri, dava dilekçesinde dava konusu parselde tarafların müşterek malik olduklarını, davalıların kim olduklarının bilinmediğini, taşınmazın ortak tasarrufu ve taksimi de mümkün bulunmadığından ortaklığın satılarak giderilmesini istemiştir. Davalılar kayyım vekili davaya bir diyeceğinin olmadığını belirtmiştir.
Tapuda paydaş olan davalılar D. M., S. M. oğlu Ö., E., H. H. ve A. oğlu (K.dan) İ.'in mahkemece adreslerinin araştırılması sonucunda adreslerinin tesbit edilememesi ve kim olduklarının da bilinmemesi nedeniyle Mahkemenin 11.9.2003 tarihli ara kararı gereğince davalılara 3561 sayılı yasa uyarınca kayyım atanması için davacı vekiline verilen yetkiye istinaden Konya 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2004/819-1671 Esas ve Karar sayılı ilamıyla Konya İl Defterdarı S. Parmakerli adı geçen şahıslara kayyım tayin edilmiş ve bu karara göre taraf teşkili yapılarak dava karara bağlanmış ise de Kayyım tayini Türk Medeni Kanunun 648 maddesi gereğince yapılmış olup davada alacaklı ve borçlu bulunmadığına göre davalılara bu şekilde tayin edilen kayyım tayini ile davada taraf teşkili sağlanamaz. Bu nedenle tapuda paydaş olan yukarda isimleri belirtilen şahıslara 3561 sayılı yasa gereğince kayyım tayin ettirilerek, kayyım tayin edilen şahsın davadan haberdar edilmesi ve kayyım huzurunda davaya devam edilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde Türk Medeni Kanunun 648. maddesine göre tayin edilen kayyım huzuruyla davaya devam edilip karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelemeye yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy