(4721 S. K. m. 732, 733, 734, 735)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı vekili Av. İ. K. geldi, davacılar vekili gelmedi, hazır bulunan davalı vekilinin sözlü açıklaması dinlendi, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı sebebiyle davalıya satılan payın iptal ve tescili isteğine ilişkindir.
Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım davalarında bedel satıcı ile alıcı arasında yapılan satım sözleşmesinde kararlaştırılan satış bedeli ile bu satış sebebiyle alıcı tarafından tapuda ödenen harç ve masraflar tutarından ibarettir. Ancak dava açan paydaş satış sözleşmesinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa yapıldığı iddiasında bulunabilir. Bu iddiasını ibraz edeceği her türlü delille kanıtlayabilir.
Olayımızda, taraflar arasındaki uyuşmazlık önalım hakkına konu edilen payın satış bedelinin tapuda muvazaalı olarak yüksek gösterilip gösterilmediği noktasında toplanmaktadır. Davacı önalım hakkının tanınmasını talep ederken satış bedelinin tapuda muvazaalı olarak 17.000.000.000.-TL olarak gösterildiğini, gerçek bedelin 7.000.000.000.-TL olduğunu iddia etmiştir. Bedelde muvazaa konusunda dinlenen davacı tanıklarının beyanları duyuma dayalı olup, görgüye dayalı ve iddiayı doğrular nitelikte değildir. Yargıtay'ın yerleşen içtihatlarına göre bedelde muvazaa konusundaki keşif tek başına yeterli delil olarak kabul edilemez. Bu nedenle keşifte saptanan bedel ile satış sözleşmesinde gösterilen değer arasında fark olması davacının iddiasının kanıtlandığına yeterli değildir. Davacı bedelde muvazaa iddiasını yasal ve inandırıcı delillerle kanıtlayamadığından davacıdan tapudaki satış bedeli üzerinden önalım hakkını kullanmak isteyip istemediği sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında davalı vekili yararına takdir edilen 400.-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy