(6570 S. K. m. 7) (2004 S. K. m. 272) (7201 S. K. m. 20, 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava konut ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6570 Sayılı Yasa Kapsamına giren bir taşınmazı iktisap eden kimse, dilerse eski malikle kiracı arasında yapılmış sözleşmenin sonunda, dilerse yasanın 7/d.maddesinde öngörülen sürelerden yararlanarak ihtiyacı nedeniyle tahliye davası açabilir.
6570 sayılı Yasanın 7/b ve c maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının İİK. nun 272. maddesinin kıyasen uygulanması suretiyle kira sözleşmesinin bitimini takip eden bir ay içinde açılması gerekir. Daha önce veya bu bir aylık süre içerisinde sözleşmenin yenilenmeyeceğine ilişkin tahliye iradesi kiracıya bildirilmiş ise bu bildirimi takip eden dönem sonuna kadar dava açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
Tebligat Kanunu'nun 20-21 ve Tüzüğün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesini muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımızda; Davacı vekili, davalının halen kirada oturduğunu, ihtiyacı nedeniyle, dava konusu evi 7.6.2004 tarihinde satın alıp ihtarla davalıya bildirdiklerini, eski malik ile davalı arasında düzenlenmiş olan 1.9.2003 başlangıç tarihli akdin bitimi olan 1.9.2004 tarihinde tahliyesini istediklerini bildirmiştir. Bu durumda, kiralananı yeni satın alan davacı 6570 Sayılı Yasanın kendisine tanıdığı seçim hakkını, önceki malikle kiracı hakkında düzenlenen sözleşmedeki sürelere göre kullanmıştır. Yazılı sözleşme 1.9.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli olup, davanın süresinin bitimi olan 1.9.2004 tarihinden itibaren bir ay içerisinde açılması gerekli olup dava 15.10.2004 tarihinde açılmıştır. Yukarıda açıklandığı üzere davacı tarafından kiracıya gönderilen 10.6.2004 keşide tarihli ihtarname süre kesici niteliktedir. Ancak bu ihtarnamenin hukuken değer ifade edebilmesi için muhatabına usule uygun şekilde tebliği gerekir. Davacı tarafından 10.6.2004 tarihinde keşide edilen ihtarname 11.6.2004 tarihinde Tebligat Kanununun 21.maddesine göre tebliğ edilmiş ise de yukarıda açıklandığı gibi, davalının ne sebeple adreste bulunmadığı açıklanmamıştır. Bu durumda usule uygun tebligat bulunmadığından ihtarname hukuken geçerli değildir ve süre koruyucu özelliği bulunmamaktadır. Gerek satın alma sebebiyle, gerekse akde göre süresinde olmayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi hatalı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 11.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy