(4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılar tarafından süresi içerisinde istenilmekle tarih tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belirli günde davalılar vekili Av. Ömer Faruk Karacabey ile davacı vekili Av. İsmet Durubal geldiler, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava önalım hakkı sebebiyle davalılara satılan payların iptal ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar: Davacı önalım davasına konu edilen 5978 parsel s. taşınmazdaki 146/288 payın davalılara 13.9.2001 gününde yapılan satımı sırasında tapuda 150.000.000.000.-TL olarak gösterilen bedelin muvazaalı olduğunu, aynı günlü işlemle 5978, 5977 ve dava dışı 5795 parsellerde yapılan pay satışlarında taşınmazların m2 değerlerinde büyük farklar bulunduğunu, dava konusu payın değerinin 17.048.145.222.-TL olabileceğini ileri sürerek 15.10.2001 gününde açtığı dava ile gerçek değerin tesbitinden sonra önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davacının aynı tarihte açtığı 5977 parsel s. taşınmazdaki 146/288 payın davalılara satımı sebebiyle açtığı önalım davası bu dava ile birleştirilmiştir. Birleştirilen davada da tapuda 200.000.000.000.-TL olarak gösterilen satış bedelinin muvazaalı olduğu, gerçek satış bedelinin 48.776.637.770.-TL bulunduğu, gerçek değerin tespiti istenmiştir. Davalılar bedelde muvazaa yapılmadığını, tapuda gösterilen satış bedellerinin gerçek olduğunu savunmuşlardır.
Davacı tapuda yapılan satış akdinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa iddiasında bulunabilir. Ancak bu iddianın davacı tarafından tanık dahil her türlü delille kanıtlanması gerekir. Bedelde muvazaa konusunda dinlenen davacı tanıklarının beyanları görgüye müstenit ve iddiayı teyit eder nitelikte değildir. Yargıtay'ın yerleşen içtihatlarına göre bu konudaki keşif ve bilirkişi mütalaası tek başına yeterli delil olarak kabul edilemez. Davacı bedelde muvazaa iddiasının kanuni ve inandırıcı delillerle kanıtlayamamıştır. Bu halde davacı tarafa tapudaki bedel üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanmayacağının sorulması, kabul etmesi halinde tapudaki satış bedelini depo etmesi için uygun süre verilmesi ve sonucuna göre karar vermek gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeple hükmün BOZULMASINA, davalılar yararına takdir edilen 400.-YTL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 12.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy