(2004 S. K. m. 50, 67) (YHGK. 20.11.2002 T. 2002/19-900 E. 2002/994 K.)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı vekili ve davalılar vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı ve davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalıların şifai kira akti ile aylık 250.000.000.-TL bedelle kiracı olduklarını, 01.01.2002-31.12.2002 tarihleri arasındaki kira bedellerini elektrik, su ve bina aidat bedellerini ödemediğinden haklarında icra takibi yaptığını ve davalıların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptali, takibin devamını ve % 40 tazminat verilmesini istemiştir. Davalılar ise mahkemenin yetkisiz olduğunu, yetkili mahkemenin Aydın Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, aralarında kira ilişkisinin bulunmadığını, belirterek davanın reddi gerektiğini savunarak % 40 tazminat verilmesini istemiştir.
Davacı tarafından davalılar aleyhine ödenmeyen aylar kirası, elektrik, su ve aidat bedellerinin tahsili amacıyla İzmir 6. İcra Müdürlüğü'nün 2003/2738 esas sayılı takip dosyasında 23.07.2003 tarihinde takip yapılmış, ödeme emri davalılara 03.04.2003 tarihinde tebliğ edilmiştir. Her iki borçlu da 09.04.2003 tarihinde ayrı ayrı verdikleri itiraz dilekçesi ile icra dairesinin yetkisine itiraz ederek yetkili icra dairesinin Aydın İcra Dairesi olduğunu bildirmişlerdir. Davalıların itirazı üzerine davacı tarafından İzmir Asliye Hukuk Mahkemesinde itirazın iptali davası açılmış, bu kez davalıların mahkemenin yetkisine itirazı üzerine İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi yetkisizlik kararı vererek dosyayı Aydın Asliye Hukuk Mahkemesine göndermiştir. İtirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle Tetkik Merciinin yerine geçerek icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmak zorundadır. Zira İ.İ.K. 67. maddesi uyarınca anılan itirazın iptali davasının görülebilmesi için ilamsız bir takip yapılmış olması ve bu icra takibinin geçerli olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, alacaklının, itirazın kaldırılması için icra tetkik merciine başvurmamış olması ve bu davanın dinlenebilmesi için icra takibine itiraz eden borçlunun itirazın alacaklıya tebliğinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurması gerekir.
Öte yandan itirazın iptali davasının görülebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış geçerli bir icra takibinin varlığı şarttır. Ortada geçerli bir takibin bulunmadığı durumlarda, itirazın iptali davasının görülebilmesine usulen olanak yoktur. İcra dairesinin yetkisine itiraz edildiği ve bu itirazın olumlu veya olumsuz sonuçlandırılmadığı hallerde geçerli bir takibin bulunmayacağı açıktır. O halde bu husus İ.İ.K.'nun 67. maddesi uyarınca bir dava şartıdır. Dava şartları da mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir.
Ayrıca İ.İ.K. 50. maddesi ikinci fıkrasında icra dairesine yapılan yetki itirazının esas hakkındaki itirazla birlikte yapılacağı, Tetkik Mercii'nin önce yetki itirazını inceleyip kesin bir sonuca bağlayacağı belirtildiğine göre merciden daha geniş yetkilere sahip mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkili olup olmadığını incelemesi yasal zorunluluktur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.11.2002 gün ve 2002/19-900-994 sayılı kararı ve Dairemizin uygulaması da bu doğrultudadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece yapılacak iş tetkik mercii yerine geçerek öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik borçluların itirazını inceleyip icra dairesinin yetkisini belirleyip hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar vermek gerekirken, borçluların icra dairesinin yetkisizliğine ilişkin itirazlarının göz ardı edilerek işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy