(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, iki haklı ihtar sebebiyle kiralananın tahliyesi ile kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkeme temerrüt sebebiyle kiralananın tahliyesine, alacağın kısmen kabulüne karar vermiş, hüküm davalı tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı, 26.1.2004 ile 1.3.2004 keşide tarihli ihtarnameler ile iktisap tarihinden itibaren ödenmediğini iddia ettiği dokuz aylık kira bedeli olan 630.000.000.-TL'nin davalıdan istenildiğini ve kira bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek kira parasının davalıdan tahsili ile iki haklı ihtar sebebiyle de kiralananın tahliyesini talep etmiştir. Davalı kiralanana yapmış olduğu 438.000.000.-TL tutarındaki masrafın kira bedellerinden düşürülmesi gerektiğini beyanla bakiye 192.000.000.-TL borcunu ödediğini, alacak ve tahliye davasının reddini savunmuştur.
Mahkeme, eski malikle yapılan sözleşmenin belirsiz süreli olması ve akdin sonunun belli olmaması sebebiyle iki haklı ihtara dayanılamayacağını, ancak davalının davaya konu ettiği II. ihtar ile istenilen aylar kirasının otuz gün sürede tam olarak ödenmemesi nedeniyle davalının temerrüde düştüğünden bahisle tahliyeye ve alacağın 438.000.000.-TL yönünden kabulüne karar vermiştir.
1- Davacı dava dilekçesinde 630.000.000.-TL alacak isteminde bulunmuş olup, davalı bu beyana iştirak ederek, kiralanana 438.000.000.-TL'lik masraf yapıp bakiye 192.000.000.-TL kira borcu kaldığını savunduğuna ve mahkemece de davalının açıklaması doğrultusunda bu miktara dayanarak karar verildiğine göre davalının alacağa ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, dava dilekçesinde iki haklı ihtar nedenine dayanarak tahliye isteğinde bulunmuş ve duruşmada da bu isteğini 23.6.2004 tarihli oturumda tekrar etmiştir. Davacı vekili 4.8.2004 tarihli oturumda eski malikle yapılan sözleşmenin başlangıç ve süresi konusunda yazılı belgelerinin olmadığını imzalı beyanı ile açıklamıştır. Davacının bu açıklamasına göre davaya dayanak sözleşmenin süresi belli olmayan sözleşme niteliğinde olması nedeniyle somut olayda iki haklı ihtar olgusunun gerçekleştiğinden söz edilemez. Nitekim mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Mahkemece bu durumda davanın reddine karar vermek gerekirken, davacının isteği dışına çıkılarak ve talep aşılarak temerrüt sebebiyle tahliyeye karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte yazılı nedenle hükmün alacağa ilişkin kısmının ONANMASINA, ikinci bentte yazılı nedenle tahliyeye ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına, 18.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy