(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, konut ihtiyacı sebebiyle kiralananın tahliyesi ile kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz olunmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 28.03.2001 tarihinde satın aldığı mesken vasıflı taşınmaza ihtiyacı olduğunu bildirerek kiralananın tahliyesini, 16.04.2001 tarihinde başlayan kira dönemi için 367.500.000.-TL ile 16.04.2002 tarihinde başlayan dönem için ise 551.250.000.-TL yıllık kira bedellerinin ödenmediğinden bahisle de davalıdan tahsilini talep etmiştir.
1- Davacı, konut ihtiyacı sebebiyle tahliye isteğinde bulunmuş, bu iddiayı kanıtlama yönünde tanık beyanlarına da dayanmıştır. Dinlenilen tanık beyanlarına göre Kıbrıs'ta çalışırken Adana'ya döndüğü anlaşılan davacının eşi ve çocukları ile birlikte kayınpederinin evinde kaldığı, eşyalarının da aynı evde bulunduğu, davacının davaya konu meskene ihtiyacı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının ihtiyaç iddiasının gerçek ve samimi olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca davalı, davacının ihtiyacının gerçek ve samimi olmadığı yolundaki savunması doğrultusunda tanık göstermemiş, eski malik ile davacının nüfus kayıtlarının getirtilerek akrabalık ilişkisinin araştırılmasını istemiş ise de satış işleminin gerçek olup olmadığı iddiasının bu tahliye davası içerisinde inceleme konusu yapılamasına olanak yoktur. Ayrıca 02.04.2002 tarihinde tebliğ olunan ve tebliğin usulsüzlüğü ileri sürülmeyen iktisap bildirim ihtarnamesinden ayrılarak, sözleşmeye dayanılarak davacının dava açmasında da yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu nedenlerle tahliye davasının kabulü ile kiralananın tahliyesine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ret kararı verilmesi doğru değildir.
2- Davalının kira alacağına yönelik temyizine gelince;
Davaya dayanak yapılan ve karara esas alınan eski malikle yapılan sözlü kira akdinin, 16.04.1996 başlangıç tarihli olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Adana 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1996/1758 esas sayılı kesinleşmiş kira tespit kararına göre, 16.04.1999 tarihinden sonraki yıllık kira bedeli 148.500.000.-TL olarak tespit edilmiştir. Bu durumda 1999 senesinden başlayan dönem için 148.500.000.-TL'yı kabul eden davacının, bu miktar üzerinden artış yapılarak istemiş olduğu ve icra takibi ile davaya konu ettiği kira miktarlarını kanıtlaması gerekir. Mahkemece, bu iddia edilen kira paralarını kanıtlamak için davacıya süre ve imkan tanınması, gerektiğinde yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve bundan sonra kira alacağı hakkında hüküm kurulması gerekirken, yazılı gerekçe ile kira tespit kararında belirtilen miktarın icra dosyasına yatırıldığından bahisle alacak istemin reddine karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Sonuç: Yukarıda birinci ve ikinci bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy