(4721 S. K. m. 2, 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, önalım hakkı nedeniyle iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması TMK'nın 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.02.1951 gün ve 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara, alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Davacılar vekili, müvekkillerinin paydaşı olduğu 2885 Ada 26-28 ile 2892 Ada 20-21 sayılı parsellerin diğer paydaş E. E. tarafından 24/256'şar payının davalıya satıldığını, tapuda satış bedeli olarak gösterilen bedelin gerçeği yansıtmadığını, her bir payın 10.593.750.000.-TL üzerinden satıldığını öne sürerek bu bedel üzerinden önalım haklarının tanınmasını istemiştir. Davalı vekili, davaya konu taşınmazların yazılı taksim sözleşmesi gereği paydaşlar arasında taksim edildiğini, davacıların sözkonusu taksim sözleşmesine dayanarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği kendilerine düşen yerler için yapımcı firmaya karşı talepte bulunduklarını, satış bedelinde muvazaa iddiasının doğru olmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davaya konu taşınmazlarla birlikte dava dışı 12 adet parsel üzerinde toplam 16 adet dubleks bağevinin inşa edilmesine ilişkin 28.06.1993 tarih, 24403 yevmiye nolu arsa karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılacak bağevlerinin paylaşımına dair tarihsiz tutanak başlıklı ve davacıların imzasını havi belge içeriğine, dinlenen davacı tanıklarının beyanlarına ve Eskişehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2001/614 Esas 2005/43 Karar sayılı dosyası kapsamına göre davaya konu önalım hakkına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmazların paylaşıma konu edildiği, satıcı E. E. payına isabet eden evin davalıya satıldığı, davacılardan A. A.'nın evini teslim aldığı, diğer davacıların kendilerine düşen evlerle ilgili olarak inşaatı yapan firmaya karşı tazminat davası açtıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda davaya konu payların ilişkin bulunduğu taşınmazların fiilen taksim edildiğinin ve tapuda pay satışı gibi görülen işlemin gerçekte ev satışına yönelik olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy