(4721 S. K. m. 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, önalım hakkının kullanılmasına ilişkindir. Mahkeme fiili taksim nedeniyle davanın reddine karar vermiş ve hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde Sarıyer Mirgün Mah. 19 nolu parselde 92/4639 paydaş olduğunu, aynı parselde 91/4639 payın 31.12.2002 tarihinde 4.000.000.000.-TL'ye davalıya satıldığını belirterek 6.1.2003 tarihinde yasal süresinde açtığı bu dava ile önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı 19 nolu parsel üzerindeki taşınmazın paydaşları arasında fiilen taksim edildiğini, bu nedenle önalım hakkının kullanılamayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Önalım davasına konu edilen 19 nolu parseldeki taşınmaz tapuda 4639 m2 miktarlı tarla niteliğinde olup, paydaşları arasında müşterek mülk olarak kayıtlıdır. Davalı Muharrem Gündoğdu'ya satılan 91/4639 pay daha önce davacının kardeşi Eyüp Baran'a ait iken Eyüp'ten eşi Ayten'e, Ayten'den de davalıya intikal ettiği anlaşılmaktadır. Gerek tarafların beyanları, gerekse davacı tanıklarının ifadeleri ile mahallinde yapılan keşiften sonra düzenlenen bilirkişi krokisinden ve raporundan anlaşıldığı üzere 19 nolu parsel üzerinde bazı paydaşlarca yapılmış ve kullanılmakta olan binalar bulunduğu, davacı ile kardeşi Eyüp'ün de müştereken bir bina inşa edip bahçesiyle birlikte duvarla çevirerek yine müştereken tasarruf ettikleri anlaşılmıştır. Ana taşınmazda paydaşlar arasında eylemli bir kullanımın varlığı kabul edilse bile davacı ile kardeşinin tasarruf ettiği uyuşmazlık konusu olmayan bina ve bahçesi (krokide sarı-mavi boyalı) iki kardeş ve sonrasında payını satan Eyüp'ün eşi Ayten ile davacı arasında taksim edilmemiş, daima birlikte tasarruf edilip vergisi müştereken ödenmiş, birlikte kiraya verilmiştir. Bu durumda önalım davasına konu payın ilişkin olduğu taşınmazın ilgili kısmının iki paydaş arasında taksim edildiğinden söz edilemeyeceğinden davacı önalım bedelini de depo etmiş bulunduğundan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, taşınmazın paydaşlar arasında eylemli olarak taksim edildiğinden bahisle davanın reddi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy