(4721 S. K. m. 3, 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalılardan Erol Terzioğlu tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara davetiyelerin gönderilmesi üzerine belli günde hükmü temyiz eden davalı vekili Av. Nurettin Özbekrem ile davacı vekili olduğunu söyleyen Av. Serra Yurdakul geldiler, diğer davalı vekili gelmedi, davacı Vakıflar İdaresi vekili vekaletname ibraz etti, dosyaya kondu, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, önalım hakkı sebebiyle davalıya satılan payın iptal ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalılardan Erol Terzioğlu vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin önalım bedeline ilişkin temyizine gelince; önalım davalarında, önalım hakkına konu edilen payı dava açıldıktan sonra satın alan kimse, payı önalım davasının açıldığını bilerek ve kötü niyetle iktisap etmişse davacı ilk satım sözleşmesindeki satış bedeli ile aksi halde son satış bedeli ile sorumludur. Davalının kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı bu iddiasını kanıtlamak zorundadır.
Önalım hakkına konu edilen pay 29.05.1997 tarihinde davalılardan Kahraman Kılıç'a tapuda 768.000.000 TL bedelle satılmış, dava 22.12.1997 tarihinde açılmıştır. Yargılama sırasında önalım hakkına konu edilen pay 21.01.1998 tarihinde davalı Erol Terzioğlu'na satılmış, dava son alıcıya tevcih edilmiştir. Mahkemenin önalım hakkını bilirkişi raporu ile tesbit edilen 6.540.000.000. TL üzerinden tanıması üzerine hüküm dairemizce ikinci satış bedeli yönünden önalım bedeli konusunda çıkan uyuşmazlığın halli için taraf delillerinin toplanması sonucuna göre karar verilmesi yolunda bozulmuştur. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkeme yeniden yapılan keşifte bilirkişilerin belirlediği bedele itibar ederek, 14.400.000.000 TL üzerinden önalım hakkının tanınmasına karar vermiştir.
Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra devam edilen yargılamada davacı vekili, verilen süreye rağmen davalının kötü niyetli olduğuna ilişkin delillerini bildirmemiştir. Bu durumda davacı, son alıcı davalının kötü niyetli olduğunu kanıtlayamadığından, tapudaki ikinci satış bedeli olan 30.000.000.000. TL ile sorumlu tutularak bu bedelden önalım hakkının tanınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Sonuç: Yukarıda ikinci bentte yazılı bentte yazılı nedenle hükmün BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 400. YTL'sı duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy