(7201 S. K. m. 12, 13) (Tebligat Tüzüğü m. 18)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, kira akdinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Yerel mahkeme, istekle bağlı olarak davanın kabulüne karar vermiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Taraflar arasında 1.8.2001 başlangıç tarihli 65 ay süreli, akaryakıt istasyonu ile ilgili bir kira sözleşmesi yapılmıştır. Davalı taraf Limited Şirket olup temsilcisi Muzaffer Fikri Sevgi sözleşmeyi imzalamıştır. Dava şirket aleyhine açılmış, dava dilekçesi tebliği de şirket adına çıkarılmış, temsilcisi Muzaffer Fikri Sevgi'nin adı da tebligata yazılmıştır. Tebliğ evrakı Aynı çatıda sürekli birlikte çalıştığını ve kabul edeceğini beyan eden işçisi Ali Gül'e tebliğ edilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanununun 12. maddesi (hükmi şahıslara tebliğ salahiyetli mümessillerine), yapılacağını 13. maddesi ise (hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır) hükmünü içerir. Yine tebligat tüzüğünün 18.maddesi (...tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mutat iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, hükmü şahsın o yerdeki memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. Şu kadar ki, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, hükmi şahsın o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle tebligatın muhatabı olan hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu kabil işlerde tavzif edilmiş bir şahıs olması gerekir. Bunlarında bulunmadığı tebliğ mazbatasında tespit edildiği takdirde, tebligat o yerdeki diğer memur veya müstahdeme yapılır şeklindedir.
Olayda, davalı şirkete gönderilen dava dilekçesinin işçisi Ali Gül'e yapılan tebliğinin 7201 sayılı Tebligat Kanununun 12, 13. ve Tebligat Tüzüğünün 18. maddesine uygun olarak yapıldığından söz edilemez. Mahkeme davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir usulüne uygun tebligat yapıldıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 06.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy