(818 S. K. m. 18) (4721 S. K. m. 732)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkı nedeniyle davalıya satılan payın iptal ve tescili isteğine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, önalım hakkına konu edilen ½ payın ait bulunduğu taşınmazın tapuda arsa paylı, zemin kat 3 no.lu bağımsız bölüm mesken olarak kayıtlı olmasına göre davalı vekilinin taşınmazın paydaşları arasında eylemli olarak taksim edildiğine ait temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin önalım bedeline ait temyizine gelince; Davacı tapuda yapılan satış akdinin tarafı olmadığından bedelde muvazaa yapıldığı iddiasında bulunabilir. Ancak bu iddianın davacı tarafından tanık dahil her türlü delille kanıtlanması gerekir.
Önalım hakkına konu edilen pay davalıya tapuda 35.000.000.000.-TL bedelle satılmıştır. Davacı ise tapuda gösterilen bu bedelin muvazaalı olduğunu, gerçek satış bedelinin 5.000.000.000.-TL olduğunu iddia etmiştir. Davacının bu konuda dinlettiği tanıkların beyanları payın önce davacılara satışının teklif edilmesine ve davacılara satışı konusunda davacılarla yapılan pazarlıklarda teklif edilen miktarlara ilişkindir. Tanıkların doğrudan davalıya yapılan pay satışı nedeniyle satış bedeli hakkında görgüye dayalı bilgileri bulunmamaktadır. Mahallinde yapılan keşifler sonucu bilirkişilerin tahmin ve takdirleriyle tesbit edilen bedel Yargıtay'ın yerleşen içtihatlarına göre bedelde muvazaa yapıldığına tek başına yeterli delil olarak kabul edilemez. Davacı bedelde muvazaa iddiasını kanıtlayamamıştır. Bu halde davacı taraftan tapuda gösterilen satış bedeli üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanmayacağının sorulması, kabul edildiği takdirde depo etmesi için uygun süre verilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 2.bentte yazılı sebeple davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy