(818 S. K. m. 288)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-alacak davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 2.116.000.000.-TL kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 15.10.2001 başlangıç tarihli sözlü kira sözleşmesi ile kiracı olup, 15.10.2001-15.10.2002 döneminde 1.000.000.000.-TL 15.10.2002-15.10.2003 döneminde 1.500.000.000.-TL 15.10.2003-15.10.2004 döneminde de 2.000.000.000.-TL yıllık kira parasını ödememesi nedeniyle kendisine temerrüt ihtarnamesi gönderildiğini ancak davalının cevabi ihtarında sözleşme başlangıcının 1.5.2002 ve kira parasının da aylık 50.000.000.- TL olduğunu ileri sürüp kendisince belirlediği 1.050.000.000.-TL'yi ihtarı takiben gönderdiğini, kira parasını eksik ödediğinden temerrüde düştüğünü belirterek davalının kiralanandan tahliyesini ve 2.116.000.000.-TL kira alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, tarafların arkadaş olup 2002 yılı başında davacının üyesi olduğu kooperatifin erken teslimi için davacı adına 1.000.000.000.-TL yatırarak 1.5.2002 tarihinde kiralanana girdiğini, ödediği paranın aylık 50.000.000.-TL'den kira parasına sayıldığını bu şekilde 31.12.2003 tarihine kadar olan kiraları peşin olarak ödemiş olduğunu, ancak temerrüde düşmemek için Ocak 2004 ayı dahil yirmi bir aylık kira parasını 1.050.000.000.-TL olarak ödediğini kira borcunun bulunmadığını, temerrüde düşmediğini, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Davacı kira başlangıcının 15.10.2001 ve ilk yıl kirasının 1.000.000.000.-TL, davalı ise kira başlangıcının 1.5.2002, aylık kiranın 50.000.000.-TL olduğunu iddia etmektedir. Kira sözleşmesinin başlangıç tarihini ve kira miktarını kanıtlama yükümlülüğü davacıya aittir. Davacı ise bu hususları yazılı delillerle ve tanık beyanları ile kanıtlayamamakla birlikte dava dilekçesinde sair deliller demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Bu durumda mahkemece davacıya sözlü kira sözleşmesinin başlangıç tarihi, kira parasının miktarı ve ödenme biçimi konusunda davalıya yemin teklif etme hakkının bulunduğunun hatırlatılması, yemin teklif edilmesi halinde davalıya eda ettirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 02.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy