(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 337) (4721 S. K. m. 6)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı-davalılar tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. İbrahim Yalçın geldi. Hazır bulunanın şifai beyanı dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava itirazın iptali, takibin devamı isteğine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş, hüküm her iki taraf vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davanın ve takibin dayanağı, taraflar arasında düzenlenen 23.3.1999 tarihli sözleşmede belirtilen kiracı davalı tarafça kira borcuna karşılık verildiği inkar edilmeyen bonoya bağlanan kira alacağıdır. İcra takibi 23.3.1999 tarihli sözleşmeye dayanılarak yapılmıştır. Davalılar takibe konu alacağı ödediklerini, kira borcuna ilişkin verilen senedin davacı tarafından yırtıldığını, davacı ise senedin bedeli ödenmeden gasp sonucu kendisinden alındığını ileri sürmektedir. Sonuç itibariyle kira alacağının senede bağlandığı ve senedin yok edildiği anlaşılmaktadır.
Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2000/502 esas sayılı dosyasında zorla senet almak suçundan sanık sıfatıyla yargılanan kiracı davalılar üzerlerine atılı bu suçtan beraat etmişler ise de mahkemenin gerekçesine göre beraat etmelerinin nedeni müşteki davacının iddiasının soyutta kalması ve delil yetersizliğidir. Davalı kiracıların beraat etmelerinin nedeni delil yetersizliği olduğuna göre ceza mahkemesinin kesinleşen bu kararı mahkemeyi bağlamaz. Bu nedenle ve ortada senet bulunmadığından adi takibe bağlı alacağın varlığını davacı kanıtlamak zorundadır. Davalı borçluda ödediğini ispatla yükümlüdür. Davacı 22.10.2001 tarihli delil listesinde belirttiği her türlü yasal delillerden olan yemin deliline de dayandığından bu konuda mahkemece davacıya, davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatılması davalıya borcun ödendiğini kanıtlaması yönünden imkan tanınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması icap etmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, davacı yararına takdir edilen 400 YTL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy