(818 S. K. m. 19, 158)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali-alacak davasına dair karar davalı-davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin cezai şarta ilişkin itirazın iptali istemine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, davalı tarafından eksik ödenen 2000 yılı Eylül ayından 2002 yılı Aralık ayına kadar olan kira farkları, ödenmeyen 2002 yılı Ocak, Şubat, Mart ayları kira bedeli ile kira sözleşmesinin 7.maddesine dayanarak günlük %2 faizin tahsili için icra takibi yapmış, davalının itirazı üzerine iş bu itirazın iptali davasını açmıştır. Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece kira alacağına yönelik istem yönünden itirazın kısmen iptaline, davacının kira sözleşmesinin 7.maddesi hükmüne dayanarak istediği %2 faizin ceza koşulu olduğu gerekçesiyle buna ilişkin itirazın iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
Tarafların özgür iradeleri ile imzaladıkları ve hükme esas alınan 12.2.1999 başlangıç tarihli üç yıl süreli kira sözleşmesinin 7.maddesinde aylık kira bedelinin ödenmesinde geç kalınan her gün için kiracı kira bedelinin %2'si kadar gecikme cezası öder, ancak bu gecikme otuz günden uzun olamaz hükmü yer almaktadır.
Borçlar Kanununun 19.maddesinin 1.fıkrası ile sözleşme yapma özgürlüğü ilke olarak benimsenmiş, ancak bu özgürlüğe her özgürlükte olduğu gibi sınırlama getirilmiştir. Sözleşme özgürlüğünün hukuka aykırı olarak kullanılmasının yaptırımı sözleşmenin hükümsüz olmasıdır. Sözleşme özgürlüğü ise öğreti ve uygulamada bireylerin özel borç ilişkilerini hukuk düzeninin sınırları içinde özgürce kurabilme ve düzenleyebilme yetkisi olarak tanımlanır.
Bu açıklamalar ışığında sözleşmenin 7.maddesinde yer alan hüküm Borçlar Kanununun 158.maddesinde öngörülen ceza koşulu olup geçerlidir. Mahkemece bu yön gözetilmeden davacının buna yönelik isteminin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda 2. bentte açıklının nedenlerle ceza koşulu yönünden BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 24.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy