(2004 S. K. m. 67, 68)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar alacaklı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı, davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle başlatmış olduğu icra takibine, borçlunun vaki itirazı üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak İtirazın kaldırılması ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 20.5.1999 tarihli sözleşme konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nitekim davalı borçlu ödeme emrinin tebliği üzerine yapmış olduğu itirazında sözleşmedeki imzayı inkar etmemiş, sözleşmenin mahiyetine karşı çıkarak kendisini borç altına sokacak bir sözleşme yapılmadığını borcunun bulunmadığını, kaldı ki borcun ödendiğini savunmuştur. Sözleşme incelendiğinde dava konusu taşınmazın davacı ve davalı arasında %50 oranında paydaş oldukları, davacı %50 payını davalıya 30.1.2001 tarihine kadar yıllık 13.890.-DM bedelle kiraya verdiği anlaşılmaktadır. Sözleşme bu niteliği itibariyle kira sözleşmesi niteliğindedir. Davalı borçlu ödeme yolundaki savunmasını İİK. 68 maddesindeki belgelerle kanıtlamak zorundadır. Davalı ödemeye ilişkin belge ibraz edememiştir. Kira sözleşmesinin süresi ve kira miktarı belli olduğuna ve davalı borçlu tarafından da miktara karşı çıkılmadığına göre yargılamayı gerektiren bir durum bulunmamaktadır. Mahkemece yapılacak iş itirazın kaldırılarak takibin devamına karar vermek gerekirken, takip konusu sözleşme değişik şekilde yorumlanarak yazılı şekilde istemin reddedilmesi hatalı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Davacının temyiz isteminin kabulü ile kararın yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy