(4721 S. K. m. 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tapu iptali-tescil davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava önalım hakkına konu payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkeme istem gibi karar vermiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde müvekkilin 12/24 oranında paydaş olduğu taşınmazda geri kalan 3/6 payın ise verasette iştirak halinde A. Karabay ile Ö. Gezer adına kayıtlı iken verasette iştirak halinde maliklerden A. Karabay kendi payına düşen payı 19.11.1997 tarihli satış vaadi sözleşmesiyle 1.000.000.000.-TL bedel karşılığında davalı A. Berber'e satmayı vaat ettiğini, bu durumun tapuya şerh edildiğini, iştirak halindeki malikler 30.5.2000 tarihinde iştirak halindeki mülkiyetlerini müşterek mülkiyete çevirerek hisseleri oranında 3/12 pay Ö. gezer adına 3/12 payda A. Karabay adına tapuya tescil edildiğini, müvekkilinin A. Karabay'ın 3/12 hissesinin tamamını satış vaadi sözleşmesi şerhiyle birlikte 1.6.2000 tarihinde satın aldığını, daha sonra satış vaadi sözleşmesi ile satın alan A. Berberin satış vaadi sözleşmesine dayanarak müvekkili aleyhine Şişli 4.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/1398 esasında tapu iptal ve tescil davası açtığını öğrenince bu davayı açtıklarını mahkemece müvekkili üzerinde bulunan 3/12 payın iptali ve A. Berber adına tesciline karar verildiğini ve taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleştiğini belirterek bu payın iptali ile müvekkili adına tescilini istemiştir.
Davalı vekili ise müvekkili tarafından açılan satış vaadi sözleşmesine dayalı ferağa icbar davası önalım hakkı sahibi olan davacı tarafından mahkeme içi ikrar ile kabul edildiğini önalım hakkının kullanılmasının mümkün olmadığını, önalım hakkına konu payın değerinin önalım hakkını kullanıldığı tarihteki bedel olduğunu, objektif değer artışının nazara alınmasını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Önalım hakkına konu payın bulunduğu taşınmazda 3/6 hissenin Ö. Gezer ve A. Karabay adına verasette iştirak olarak kayıtlı iken, iştirakli ortak A. Karabay hissesine düşecek payı Beyoğlu 22.Noterliğinin 19.11.1997 tarih ve 43464 yevmiye nolu satış vaadi sözleşmesi ile A. Berber'e satmayı vaat etmiş ve tapuya şerh verilmiştir. Daha sonra İştirak halindeki pay 30.5.2000 tarihinde müşterek mülkiyete çevrilerek payları oranında 3/12 pay Ö. Gezer ve 3/12 pay da A. Karabay adına tescil edilmiştir. Paydaşlardan A. Karabay 3/12 payının tamamını tapuda paydaş olan davacıya 1.6.2000 tarihinde satış vaadi sözleşmesi şerhiyle birlikte satarak devir etmiştir. Davalı A. Berber davacı aleyhine satış vaadi sözleşmesine dayanarak ferağa icbar için Şişli 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1398-2003/535 Esas ve Karar sayılı dosyası ile 2.10.2002 tarihinde tapu iptal ve tescil davası açmış, mahkemede bu dosyada davalı olan davacının davayı kabul etmesine göre davanın kabulüne ve 3/12 payın iptali ile davalı A. Berber adına tesciline 25.4.2003 tarihinde karar verilmiş, bu karar taraflarca temyiz edilmeksizin kesinleşerek pay 27.4.2004 tarihinde tapuda A. Berber adına tescil edilmiştir. Bu paya karşı davacı 23.6.2003 tarihinde iş bu davayı açmıştır. Davacı davalının satış vaadi sözleşmesine dayanarak Şişli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2002/1398-2003/535 Esas ve Karar sayılı dosyasında açtığı ferağa icbar davasının 25.4.2003 tarihli oturumunda davalının beyanı doğrultusunda davayı kabul ederek, mülkiyetin davalı A. Berber'e geçmesine muvafakat ettiğinden 27.4.2004 tarihinde davalı adına tescil edilen pay nedeniyle önalım hakkını kullanamaz. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy