(2004 S. K. m. 67, 272) (6570 S. K. m. 7)
Dava ve Karar: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye-itirazın iptali davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava tahliye taahhüdü nedeniyle yapılan icra takibine itirazın iptali ile kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taahhüt nedenine dayalı tahliye davasının mutlaka kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan birlikte dava açmaları, ihtar keşidesi veya icra takibinin de birlikte yapılması gerekir. Kiralayanlardan birinin ölümü halinde mirasçıları arasında elbirliği ortaklığı nedeniyle zorunlu dava arkadaşlığı söz konusu olacağından onların da birlikte takip ve dava açması gerekir.
Taahhüt nedeniyle açılacak tahliye davasının taahhüt edilen tarihi izleyen bir (1) ay içinde açılması veya bu süre içinde taahhüde dayalı olarak icra takibi yapılmış olması gerekir. Daha önce kiracıya bildirilen tahliye iradesinin süre koruyucu niteliği yoktur. Ancak yapılan icra takibi süreyi koruyacağından bir ay geçtikten sonra da dava açılabilir.
Olayımıza gelince; Dava konusu işyeri 01.01.1989 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli yazılı sözleşme ile S.Ö. ve D.Ö. tarafından davalıya kiralanmış olup, S.Ö.'nın ölümü üzerine eşi M. ile çocukları M., Ö. ve İ.'in mirasçı olarak kaldıkları dosyadaki mirasçılık belgesinden anlaşılmıştır. Davalının 04.04.2001 tanzim tarih taahhütname ile 20.2.2004 tarihinde kiralananı tahliyeyi taahhüt etmesi nedeniyle kiralayanlardan D.Ö. ile ölü S.Ö. mirasçılarından M. ve M. tarafından icra takibi başlatılmış, kiracının itirazı nedeniyle yine kiralayan D.Ö. ile S. mirasçılarından M., M. ve Ö. takibe itirazı iptali ile tahliyesi için bu davayı açmışlar ise de yukarıda açıklandığı üzere aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan S.Ö. mirasçılarının tümü tarafından yönünden icra takibi yapılmadığı gibi davada hepsinin katılımı ile açılmamıştır. Özellikle icra takibi dava süresi mümkün süre kesici ihtar niteliğinde olduğundan tüm paydaşların katılmaması halinde sonradan tamamlanması olamayacağından dava koşulu yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy