(6570 S. K. m. 7)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkeme davayı ret etmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının 01.06.2003 başlangıç tarihli bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, taşınmazda müvekkilinin demir doğrama işi yapacağını belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise davacının ihtiyacının samimi olmadığını, davacının aynı zamanda şirketin ortağı olduğunu şirketi mağdur etmek için bu davanın açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
6570 Sayılı Yasanın 7/c maddesine göre işyeri ihtiyacına dayalı olarak açılan tahliye davalarında ihtiyaçlının kirada olması halinde ihtiyacın varlığının kabulü için ihtiyaçlının ya tahliye tehdidi altında bulunması veya kiralananın yapılacak iş için daha üstün nitelikte olması, en azından halen iş yapılan yerle eşdeğer nitelikte bulunması gerekir. Eşdeğerlik durumu varsa mülkiyet hakkına üstünlük tanınmalıdır. Bu iki halden birisinin varlığı ihtiyacın kabulü için yeterlidir. Her iki halin birlikte olması gerekmez.
Tahliye tehdidinin varlığı davacı tarafından ileri sürülmemiş ise mahkemece kendiliğinden nazara alınamaz. Oysa kiralananın halen iş yapılan yerden üstün olduğu ileri sürülmemiş olsa bile ihtiyaç iddiasının içinde bu husus da mevcut olduğundan mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla keşif yapılarak kıyaslama suretiyle bu hususun belirlenmesi gerekir.
Olayımıza gelince; Davacı ile davalı arasında 01.06.2003 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi yapılmış dava 30.06.2004 tarihinde süresinde açılmıştır. Davacının boşta olduğu ve ihtiyacının bulunduğu tanık anlatımlarıyla saptanmıştır. Mahkemece binaya davalı şirket tarafından makine ve malzemelerin yerleştirildiği bunun tahliyesinin uzun zaman alacağını, bütün bunları bilebilecek durumda olan davacının bir yıllık süre dolar dolmaz ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açmakta samimi olmadığından bahisle dava reddedilmiş ise de davacının sözleşme sonunda dava açmasını engelleyen bir yasa hükmü bulunmamaktadır. Davacı ihtiyacını kanıtladığına göre davanın kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde ret edilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy