(6570 S. K. m. 1)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, akdin bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesine yönelik icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda 1.12.2003 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olup davalıya gönderilen 8.6.2004 tarihli ihtarname ile sözleşmenin yenilenmeyeceğinin bildirildiğini, ancak davalının kira süresi sonunda kiralananı tahliye etmediğinden hakkında yapılan icra takibine haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek, itirazın kaldırılmasını ve davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı, davacı ile aralarında noterden tasdikli kira sözleşmesi bulunduğunu, gerekçe ileri sürülmediğinden iş yerini tahliye etmediğini, kira parasını da havale yolu ile gönderdiğini, icra dosyasına bir diyeceğinin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.12.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede kiralanan boş dükkan olarak nitelendirilmiş ve kıraathane olarak kullanılacağı kararlaştırılmıştır. Davacı kira süresinin dolmasından önce 08.06.2004 tarihinde keşide ve 15.06.2004 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarname ile kira süresinin sonunda sözleşmenin yenilenmeyeceğini davalıya bildirmiş, 03.12.2004 tarihinde yaptığı icra takibi ile de sözleşmeye göre kira süresinin sona ermesi nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Sözleşme içeriğinden kiralananın 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Hakkında Kanun hükümlerine tabi bir taşınmaz olduğu anlaşılmaktadır. Anılan yasa hükümlerine tabi taşınmazın kira süresinin bitimi nedeniyle tahliyesine karar verilmez. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 5.maddesinde yer alan tahliye taahhüdü de ilk sözleşmeyle verilmiş bulunduğundan geçerli değildir. Bu durumda istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yukarda yazılı nedenlerle kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy