(4721 S. K. m. 734) (1136 S. K. m. 164) (1086 S. K. m. 416)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı-davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, önalım hakkına konu edilen payın iptali ve davacı adına tesciline ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir olunarak karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin paydaşı olduğu 887 no'lu parselin sair paydaşı M. Hakan Süral'ın payını 8.5.2003 gününde 20.000.000.000 TL bedelle davalıya sattığını, davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı, duruşmalara gelmemiş ve bir savunmada bulunmamıştır.
Önalım hakkı, paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda payın üçüncü şahsa satılması hainde, sair paydaşlara o payı öncelikle satın alma hakkını veren bir haktır. Bu hak, paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda vücut bulur ve payın üçüncü şahsa satılması ile de kullanılabilir hale gelir. Medeni Kanun'un 734/1 maddesi gereğince önalım hakkı alıcıya karşı dava açılarak kullanılır.
Olayımıza gelince; 887 no'lu parselde dava konusu edilen 2/5 pay paydaş Mehmet Hakan Sürel tarafından 8.5.2003 gününde 20.000.000.000 TL bedelle davalıya satılmış, davacı da satışın bildirilmesine ait davalı tarafından keşide edilen ihtarnamenin 6.6.2003 gününde tebliğ edilmesi üzerine 26.8.2003 gününde süresinde açtığı işbu dava ile önalım hakkını kullanmak istediğini belirtmiştir. Türk Medeni Yasanın 734. maddesi hükmü uyarınca önalım hakkı ancak dava yoluyla kullanılabileceğinden davalı dava konusu edilen payı satın almakla davanın açılmasına sebebiyet vermiş sayılacağından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumludur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilirken davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 no'lu bentte yazılı sebeplerle esasa ait hüküm kısmının ONANMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda 2 no'lu bentte yazılı sebeplerle vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik olarak davacı yararına BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıdan alınmasına, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacıya iadesine, 23.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy