(4721 S. K. m. 2, 732)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içerisinde istenilmekle tarih tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belirli günde davalı vekili olduğunu söyleyen Av. Ahmet Yurdanur ve davacılar vekili Av. Aydın Güngör geldi. Hazır bulunanların şifai beyanları dinlendikten sonra dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, önalım hakkı sebebiyle iptal ve tescil isteğine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkillerinin paydaşı bulunduğu 2885 ada 27 ve 29 parsel s. taşınmazların paydaşlarından Emine Erle'nin payını davalıya sattığını, önalım haklarının engellenmesi açısından tapuda satış bedelinin fazla gösterildiğini öne sürerek keşifte tesbit edilecek bedel karşılığında önalım haklarının tanınmasını istemiştir. Davalı vekili, davaya konu taşınmazlarla birlikte dava dışı ondört taşınmazın bütün paydaşları arasında harici taksim sözleşmesi ile paylaşıldığını, bu paylaşım sonucu 27 no.lu parselin Emine Sevim Çıkıllıoğlu'na, 29 no.lu parselin ise davacılardan Şemsettin Duru'ya isabet ettiğini, davacıların kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, davacılar ile yapımcı firma arasındaki bütün davalarda bu taksim sözleşmesine dayanıldığını, davacıların önalım haklarını kullanmalarının Medeni Yasanın 2. maddesi gereğince objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu savunarak, davacılardan Emine'nin 27 s. parsele, Şemsettin'in ise 29 s. parsele yönelik davalarını tapuda gösterilen satış bedelini ve giderlerini ödemeleri koşuluyla kabul ettiğini, 27 s. parselde davacılar Şemsettin ve Adalet'in, 29 s. parselde ise davacılar Emine ve Adalet'in davalarının reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.
Önalım davasına konu payın ait bulunduğu taşınmazlar paydaşlarca özel olarak taksim edilip her bir paydaş belli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış sebebiyle önalım hakkını kullanması TMK. nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 tarih ve 17/1 s. İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi hallerde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Somut olaya gelince:
1- Önalım hakkının ait bulunduğu taşınmazların ve dava dışı ondört adet taşınmazın paydaşları arasında fiilen paylaşıldığı, 27 s. parselin davacılardan Emine Sevim Çıkıllıoğlu'na, 29 s. parselin ise davacılardan Şemsettin Duru'ya isabet ettiği, dosyaya ibraz edilen tarihsiz tutanak başlıklı ve bütün paydaşların imzaladığı rızai taksim belgesinden, tanık anlatımlarından ve paydaşların bir kısmının kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yüklenici firmaya karşı açtıkları tazminat dava dosyası içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu halde davacılardan Adalet Akçardak'ın her iki parsele, Emine Sevim Çıkıllıoğlu'nun 29 s. parsele, Şemsettin Duru'nun ise 27 s. parsele yönelik davalarının fiili taksim sebebiyle reddine karar verilmesi gerekir.
2- Davacılardan Emine Sevim Çıkıllıoğlu'nun 13 s. parsele, Şemsettin Duru'nun ise 23 s. parsele yönelik davaları davalı tarafından tapuda gösterilen satış bedeli ve masraflarının ödenmesi koşuluyla kabul edildiğinden ve bu davacılar bedelde muvaza iddialarını kanıtlayamadıklarından, tek başına keşif ve bilirkişi raporu da bu iddiayı kanıtlamaya yeterli olmadığından, yukarda açıklanan esaslar dahilinde taşınmazların paydaşları arasında fiili taksim bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön üzerinde durulmadan yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir. Hüküm bu sebeplerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir edilen 400.-YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 07.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy