(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, kira sözleşmesine aykırılık, fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesi isteğine ilişkindir. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı kiracı A. Çayırlı'nın davacının muvafakatı olmadan diğer davalı Çayırlı Optik ve Saat Ltd.Şti.ne devrettiğini ileri sürerek davalıların tahliyesini istemiştir. Davalılar vekili, Çayırlı Optik ve Saat Limited Şirketinin Mayıs 2001 ayında kurulduğundan beri kiralananda davacının bilgisi dahilinde faaliyette bulunduğunu, iki yıldan beri kira bedellerinin bankaya adı geçen şirket tarafından ödendiğini ve bu şekilde davacı tarafından kabul edildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Sözleşmeye aykırılığa dayanan tahliye davalarının açılabilmesi için öncelikle sözleşmeye aykırılığın verilecek muayyen bir süre içinde giderilmesinin kiracıya gönderilen ihtarname ile istenmesi şarttır. Bu sürenin sonunda kiralanan eski hale getirilmezse o takdirde kiralayanın dava açma hakkı doğar.
Olayımızda sözleşmeye aykırılığın giderilmesi için davalı kiracıya keşide edilmiş süreli bir ihtarname bulunmamaktadır. Bu nedenle kiracı davalı A. Çayırlı hakkında açılan davanın dinlenme olanağı yoktur. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Fuzuli şagil diğer davalı Çayırlı Optik ve Saat Limited Şirketinin temyizine gelince; Sözü edilen şirketin kuruluş ana sözleşmesi ve ticaret odasının cevabi yazılarına göre 3.5.2001 tarihinde kurulduğu 7.5.2001 tarihinde tescilinin yapıldığı görülmektedir. Kira bedellerinin davalı şirketin tescil edildiği 7.5.2001 tarihinden dava tarihine kadar devrolunduğu iddia edilen Çayırlı Optik ve Saat Limited Şirketi açıklaması yazılarak her ay düzenli olarak davacının banka hesabına yatırıldığı ve davacı tarafça ihtirazı kayıtsız kabul edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının devir konusuna icazet verdiğinin kabulü gerekir. Bunun sonucu olarak da bu davalı hakkında fuzuli işgalden söz edilemez. Davanın bu davalı yönünden de reddi gerekir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy