(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, dava konusu kiralananda davalı Hasan K.'ın kiracı olmasına ve sözleşmenin özel 4. maddesinde kiralananı devir yasağı bulunmasına rağmen kiracının kiralananı diğer davalı Mahir K.'a devrettiğini, bu akde aykırılığı gidermesi yönünden kiracıya süreli ihtarname gönderilmesine rağmen sonuç alınamadığını belirterek, davalıların kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalılar vekili, kiralananın sürücü kursu olarak kullanıldığını, davalı Mahir K.'ın davalı kiracının oğlu olup sözleşme başlangıcından beri davacıların kiralananı Mahir K.'ın işlettiğini bildiklerini, davanın kötü niyetle kira parasını artırmaya yönelik olarak açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Akde aykırılık ve fuzuli işgal nedeniyle ihtar gönderme ve tahliye davası açma hakkı kiralayana aittir. Kiralayan durumunda olmayan malikin buna hakkı yoktur. Zira sözleşmeye uymayı ancak sözleşmenin tarafı olan kimse isteyebilir. Bununla birlikte yeni malik kiralayanın akdi halefi olduğundan o da bu hakkına dayanarak akde aykırılık ya da fuzuli işgal nedeniyle tahliye davası açabilir.
Olayımıza gelince; davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.7.2002 başlangıç, 1.1.2003 bitim tarihli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin ön yüzünde kiralayan olarak davacıların ismi yazılmış ise de imza bölümünü kiralayan olarak dava dışı Sebahattin Ş. kendi adına imzalamıştır. Bu durumda kiralayanın Sebahattin Ş. olduğunun kabulü gerekir. Buna karşın akde aykırılık yönünden kiracı Hasan K.'a keşide edilen süreli ihtar davacılar Şerife Sevim E. ve Mevlüde M. tarafından gönderildiği gibi dava da bu kimseler tarafından açılmıştır. Dava kiralayan tarafından açılmadığından mahkemece dava hakkı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.'nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy