(4721 S. K. m. 2, 732, 734) (634 S. K. m. 1)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tescil-önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak istenilmiş ancak davanın değeri hüküm tarihi itibariyle on bin YTL'den az olduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava önalıma konu payın iptali ve tesciline ilişkindir. Mahkeme davayı ret etmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Şişli Tokaloğlu Sokağı 14 parselde bulunan apartmandaki 6/24 arsa paylı birinci kat dört nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin müvekkiline ait bulunduğunu, diğer 1/2 hisse sahibi S. Ö. payını 8.10.2002 tarihinde 4.500.000.000.- TL bedelle davalıya sattığın belirterek davalı adına kayıtlı payın iptali ve müvekkili adına tescilini istemiştir.Davalı vekili ise bedelde muvazaa ve fiili taksim savunmasında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
Önalım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması T.M.K.nun 2. maddesinde yer alan dürüstlük kuralı ile bağdaşmaz. Kötü niyet iddiası 14.2.1951 gün ve 1711 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
Davacı önalıma konu payın kaydının iptali ile adına tescilini istemiş, davalı ise fiili taksim savunmasında bulunmuştur. Mahkemece önceden verilen karar dairemizce davalının fiili taksim savunması üzerinde durularak varılacak sonuca göre bir karar verilmesi yönünden bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporunda dava konusu bağımsız bölümün paydaşlar arasında zeminde ikiye ayrılarak kullanıldığının belirtilmesi üzerine yukarda belirtilen dairemizin de benimsediği ilke doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. Dava konusu edilen önalıma konu payın bulunduğu taşınmaz tapuda Kat Mülkiyet Hükümlerine tabi 6/24 arsa paylı bağımsız bölüm olarak kayıtlıdır. Bağımsız bölümün Kat Mülkiyet Kanunu gereğince paydaşlar arasında fiilen paylaşılıp kullanılması mümkün olmadığı gibi böyle bir paylaşım kat mülkiyet kanununun ruhuna da aykırıdır. Bağımsız bölümün fiilen taksim edilmesinde yukarda belirtilen ilke kararının da uygulanması mümkün değildir.Bu nedenle davanın kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın red edilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 20.6.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy