(4721 S. K. m. 732)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davalı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, önalım hakkının kullanılmasına ilişkindir. Mahkemece keşifte belirlenen değer üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Önalım hakkı sahibi, tapuda gösterilen bedelin gerçeği yansıtmadığını, gerçekte satış bedelinin tapuda gösterilen bedelden daha az olduğunu ileri sürme hakkına sahiptir. Davacı bedelde muvazaa iddiasını tanık dahil her türlü delille ispatlamak imkanına sahiptir. Yalnızca keşif bedelin tayini için yeterli değildir.
Olayımıza gelince; davacı vekili, dava konusu 4 no.lu parselde ½ payın 04.09.2002 gününde 80.000.000.000.-TL bedelle davalıya satıldığını, satışın davacıya 01.10.2002 gününde tebliğ edilen ihbarla bildirildiğini, payın gerçek değerinin 35.000.000.000.-TL olup, muvazaalı biçimde yüksek gösterildiğini belirterek mahkemece belirlenecek gerçek değer üzerinden önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece mahallinde keşif yapılıp davacı tanıkları dinlenilmiş ise de tanıklar davacının muvazaa iddiasını doğrulamaya yeterli beyanda bulunmamış olup, keşif tek başına bedelin belirlenmesine delil olamayacağından davacının bedelde muvazaa iddiasını ispat ettiği kabul edilemez. Bu sebeple davacıya, tapuda yazılı satış bedeli üzerinden önalım hakkını kullanıp kullanmayacağı sorulup, bu bedelden hakkını kullanacağını bildirdiği takdirde bedelin depo edilmesi için uygun bir süre tanınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan sebeple BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy