(818 S. K. m. 260)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve kira alacağı davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 900.000.000 TL kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüyle 900.000.000 TL kira alacağının davalıdan tahsiline, tahliye isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından tahliyeye ilişkin olarak temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiracısı olduğu taşınmazı müvekkilinin 1 08.03.2004 tarihinde satın aldığını 14.04.2004 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile durumu davalıya bildirdiğini, ancak davalının hiç kira ödemesinde bulunmaması üzerine bu kez Nisan-Kasım 2004 ayları yönünden temerrüt ihtarnamesi gönderdiğini, davalının ödemede bulunmayarak temerrüde düştüğünü belirterek, davalının kiralanandan tahliyesini ve 900.000.000 TL kira alacağının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının kiracısı olduğunu, kendisine dokuz aylık kira borcunun bulunduğunu kabul ettiğini, temerrüt ihtarnamesini aldığını, ancak daha önceden gönderilen bir ihtarı hatırlamadığını belirtmiştir.
Borçlar Kanunu'nun 260. maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Olayımıza gelince; davacı, davalının sözlü kira sözleşmesi ile kiracısı olduğu taşınmazı 18.03.2004 tarihinde satın alarak kiralayanın halefi haline geldikten sonra 14.04.2004 tarihinde keşide 21.04.2004 tarihinde tebliğ ettirdiği ihtarname ile satın alma durumunu ve kiralanana konut olarak ihtiyacı olduğunu davalıya bildirmiş, peşi sıra da Nisan-Kasım 2004 ayları kirasının ödenmediğinden bahisle temerrüt ihtarnamesi göndermiştir. 14.04.2004 tarihli ihtarname ile davacının taşınmazın maliki olduğunu öğrenen davalının bundan sonra kira paralarını davacıya ödemesi gerekir. Kira parası götürülecek borçlardan olduğundan davalı, önceki malikle yapılan sözleşmede kararlaştırılan kira parasını ihtarnamede yazılı davacının adresine götürmeli ya da konutta ödemeli şekilde göndermelidir. Davalının kira parasını ödememesi nedeniyle davacının temerrüt ihtarnamesi göndermesi ve süresinde ödenmediğinden tahliye istemli dava açmasında bir usulsüzlük yoktur. Bu durumda mahkemece tahliye davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile H.U.M.K.'nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy