(818 S. K. m. 260)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, temerrüt nedeniyle tahliye ve 32.000.000.000.-TL kira alacağının tahsiline ilişkindir. Mahkemece tahliye isteminin reddine, alacak konusunda karar verilmesine yer olmadığına, davacının talep haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına ve davalının dava konusu edilen kiralananın üzerinde bulunduğu taşınmazın paydaşlarından olmasına göre temyiz eden davacı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Kira alacağına ilişkin temyiz itirazlarına gelince,
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 1.3.2002 tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı olduğu taşınmazı müvekkilinin kiralayan Mürsel A.'dan 22.5.2002 tarihinde satın aldığını, davalının Eylül 2002-Ocak 2003 ayları kirasını ödememesi nedeniyle kendisine temerrüt ihtarnamesi gönderildiğini, davalının verilen süre içinde ödemede bulunmadığı gibi, ihtardan sonra da Mayıs 2004 tarihine kadar kira parasının ödemediğini belirterek, kiralanandan tahliyesini ve 32.000.000.000.-TL kira parasının tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, müvekkilinin taşınmazın en büyük paydaşı olduğunu, davacı ya da bir başkası ile kira sözleşmesinin bulunmadığını, dava konusu edilen kiralananın beş ayrı parsel üzerine kurulu olup davacının sadece iki parselde çok küçük paylar aldığını, davalının çok önceden taşınmazda paydaş olmadan önce müteahhit Mürsel A. ile akdettiği kira sözleşmesine dayanarak kira talep edemeyeceğini, o sözleşmenin müvekkilinin taşınmazda paydaş olması nedeniyle feshedildiğini, o dönemde de aylık kiranın brüt 230.000.000 TL olup fazlası ile ödendiğini, davalının kiracılık sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davacı, davalının önceki paydaş Mürsel A. ile düzenlediği 1.3.2002 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracısı bulunduğu 4 No'lu parselde 10/174 ve 272 No'lu parselde 15/26 payı 22.5.2002 tarihinde pay satın almıştır. Davalı ise 4 No'lu parselin 81/174 payını 13.11.2003 tarihinde edinmiştir. Davalı her ne kadar taşınmazda paydaş haline gelmiş ise de önceki paydaş Mürsel A. ile düzenlediği kira sözleşmesinin feshedildiği kanıtlanamadığından ve sözleşme geçerliliğini sürdürdüğünden kiralayanın payını satın almak suretiyle kiralayanın halefi haline gelen davacının bu sözleşmeye dayanarak davalıdan tapudaki pay oranında kira parası talep etme hakkı bulunmaktadır. Sözleşmede aylık kira 200.000.000.-TL olarak kararlaştırıldığına ve takip eden yıllar için kira artış şartı öngörülmediğine göre davalı sözleşmede yazılı kira parasından sorumludur. Talep edilen aylar kirasının ödendiği kanıtlanamadığından mahkemece sözleşme çerçevesinde davacının tapudaki payı oranında kira alacağının tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın kira alacağına yönelik olarak bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda (1) No'lu bentte yazılı nedenlerle tahliyeye ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, yukarda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle kira alacağına ilişkin hüküm kısmının BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 04.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy