(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Uyuşmazlık, 6570 Sayılı Kanun'un 7/ç maddesinden kaynaklanan imar amaçlı esaslı tadilat nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece iki bağımsız bölüm arasındaki ara duvarın kaldırılmasının imar amaçlı olmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında daha önce aynı sebebe dayalı olarak görülen davanın süre yönünden ret edildiğini, davacının binanın üst katlarında kapsamlı tadilat yapmasına rağmen zemin katı davalı tahliye etmediğinden tadilat yapılamadığını, tadilat sırasında duvarların yıkılıp tavan ve tabanın komple değişeceğini, tadilat sırasında kiralananda oturmanın mümkün olmadığını belirterek davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Davalı vekili, 4.6.2004 tarihinde açılan davada daha önce taraflar arasında görülen davada dosyaya sunulan imar projesine dayanıldığını, 2004 yılına ait tasdikli tadilat projesinin sunulmasının gerektiğini, davanın reddini savunmuştur.
Taraflar arasında kira ilişkisinin bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Keza taraflar arasında daha önce görülen ve karara bağlanan davada kira başlangıcı ve süresi belirlenmiş olup buna göre dava süresinde açılmıştır. Uyuşmazlık, dava konusu kiralanan ile bunun arkasına isabet eden ve konut olarak kullanılan bağımsız bölüm arasındaki duvarın tek bağımsız bölüm haline getirilmesinin 6570 Sayılı Kanun'un 7/ç maddesinde düzenlenen imar amaçlı tadilat sebebiyle tahliye sebebi oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir. Davacı bu amaçla imardan onaylı tadilat projesi ibraz etmiştir. Mahkemece projenin mahalline uygulanması bakımından uzman bilirkişi aracılığı ile keşif yapılmış, keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda projenin mahalline uyduğu, tadilatın imar amaçlı olduğu ve projenin uygulanması sırasında kiralananda oturmanın mümkün olmadığı bildirilmiştir. Mahkemece olay münhasıran ara duvarının kaldırılması olarak nitelendirilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, davada 6570 Sayılı Kanun'un 7/ç maddesinde aranan koşullar oluşmuştur. Bu nedenle davanın kabulü ile tahliyeye karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy