(818 S. K. m. 260) (7201 S. K. m. 21)
Dava: İcra mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar Dairemizin 14.4.2005 gün ve 2005/1747-3633 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Bu kararın tashihen tetkiki borçlu vekili tarafından süresi içinde istenilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: 1- Borçlu vekilinin mahkeme kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre HK'un 440. maddesinde yazılı hallerden hiç birine uymayan alacağa yönelik karar düzeltme istemi yerinde değildir.
2- Tahliyeye ilişkin karar düzeltme istemine gelince;
Alacaklı vekili, borçlunun kiracısı olduğu kiralananı müvekkilinin 15.7.2003 tarihinde kiralayandan satın aldığını ve sözleşmeye halef olduğunu, taşınmazı edinen müvekkilinin 1.12.2003 tarihinde gönderdiği ihtarname ile ihtiyacı olduğundan sözleşmeyi yenilemeyeceğini borçluya bildirdiğini, ancak borçlunun kiralananı tahliye etmediği gibi Aralık 2003-Mart 2004 arası aylar kirasını ödememesi nedeniyle hakkında yapılan icra takibine de haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek, itirazın kaldırılmasını, takibin devamını ve borçlunun kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Borçlu vekili, alacaklının icra takibinde İİK m. 269/b'de sözü edilen nitelikte yazılı bir belgeye dayanmadığını, taşınmazın iktisap edildiğinin noter aracılığı ile bildirildiği iddia ediliyorsa da bu konuda müvekkilinin eline ulaşan bir belgenin olmadığını, borçlunun eski malik İsmail Sert ile yaptığı sözlü akit ile kiralananda kiracı olduğunu, yine kiralayanla yapılan anlaşma gereği kiralananın onarımı için yapılan masrafların kira parasından mahsup edildiğini, buna göre Mart 2004 tarihine kadar bedelsiz oturma hakkının bulunduğunu belirterek istemin reddini savunmuştur.
Borçlar Kanununun 260.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayan olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi, bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Öte yandan Tebligat Yasası'nın 21. ve Tebligat Tüzüğü'nün 28. maddesi gereğince muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan her biri gösterilen adreste bulunmaz iseler tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar heyeti azası, zabıta amir ve memurlardan tahkik ederek beyanlarını tutanağa yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazıp imzalaması gerekir.
Olayımıza gelince; alacaklı, borçlunun önceki malikle yapmış olduğu 1.6.2003 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracısı olduğu taşınmazı 15.7.2003 tarihinde satın almıştır. Taşınmazı edindiği, buraya ihtiyacı bulunduğu, bu nedenle yeni sözleşme yapılmayacağı bir ay içinde kiralananın tahliye edilmesi ve kira paralarının da kendisine ödenmesi konusunda da borçluya 1.12.2003 tarihinde ihtarname keşide etmiştir. Ne var ki bu ihtarname borçluya muhatabın hangi nedenle adreste bulunmadığı belirtilmeksizin 4.12.2003 tarihinde mahalle muhtarına tebliğ edilmiştir. Bu durumda alacaklının borçluya yeni malik olduğu ve kiraların kendisine ödenmesi konusunda yaptığı ihbarın usulüne uygun tebliğ edildiğinden söz edilemez. Alacaklı, sonrasında borçlunun Aralık 2003-Mart 2004 ayları kirasının ödenmediğinden bahisle icra takibi yapmış olup, borçlu itirazında alacaklının kiralayan sıfatına karşı çıkmıştır. Her ne kadar ödeme emri ile verilen yasal süre içinde borçlu icra takibine konu kira paralarını ödememiş ise de iktisap durumunu bildiren ihtarname usulsüz tebliğ edildiğinden bu ihtara dayanılarak yapılan icra takibi sonucu tahliye kararı verilemeyeceği bu defaki incelemeden anlaşıldığından borçlu vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulü ile kararın tahliyeye ilişkin kısmının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 No'lu bentte yazılı nedenlerle borçlu vekilinin alacağa ilişkin karar düzeltme isteminin REDDİNE, yukarıda 2 No'lu bentte yazılı nedenlerle borçlu vekilinin tahliyeye ilişkin karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 14.4.2005 gün ve 2005 / 1747-3633 sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkemenin 3.2.2005 gün ve 2004 / 276 esas 2005 / 80 karar sayılı kararının tahliyeye ilişkin olarak borçlu yararına BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy