(2004 S. K. m. 68)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar borçlu tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı İcra Mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı borçlu vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere ve davalının kabul ettiği miktarı yasal süre içinde ödemediğinden temerrüt olgusunun gerçekleşmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsımı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin alacağa ilişkin temyizine gelince:
Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 1.5.2003 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı 29.11.2004 tarihli takip talepnamesinde 2003 yılı Nisan -2005 Nisan aylar arası bir yıllık kira alacağı isteminde bulunmuştur. Ödeme emri davalıya 7.12.2004 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresinde yapmış olduğu itirazında ödeme emrinde kira alacağının Nisan 2003 yılında başladığı belirtilmiş ise de kira alacağı Mayıs 2003 yılında başladığını, bu tarihten günümüze kadar olan bütün kiraları ödediğini, Mayıs 2004 kirasına kadar olan kiraların elden ödendiğini, Mayıs ayı ve müteakip aylar kirasının da PTT kanalı ile adreste ödemeli olarak gönderildiğini, alacaklıya borcu olmadığından bahisle itiraz etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda itirazın kabulüne karar verildiği halde takibin ne miktar üzerinden devam edeceği hüküm fıkrasında gösterilmemiştir. Mahkemece yapılacak iş davacı vekilinin 1.4.2005 havale tarihli dilekçesi ve davalının 16.3.2005 tarihinde icra dosyasına yaptığı ödemenin de gözönünde bulundurularak takibin ne miktar alacak üzerinden devam edeceğinin belirtilmesi, red edilen miktar varsa red ve kabul oranına göre mahkeme masraflarının taraflardan alınması, red edilen miktar üzerinden talep doğrultusunda davalı yararına icra inkar tazminatı ve vekalet ücreti takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Kararın yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy