(818 S. K. m. 256)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı "Tahliye" davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kiracının kira sözleşmesinde cep telefonu satışı olarak belirlenen iş konusunu değiştirerek havlu ticareti yapmaya başladığını, müvekkilinin bu değişikliğe rızası olmadığını kiracıya bildirdiğini öne sürerek akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı, dava konusu yeri cep telefonu satışı için kiraladığını, işleri iyi gitmeyince tekstil işine çevirdiğini savunmuştur.
Dava, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı Borçlar Kanunu'nun 256. maddesidir. Davacının akde aykırılık olarak nitelediği olayın gerçekleşmesi halinde tahliyeye karar verilebilmesi için davalı tarafa bu maddede belirtilen süreli bir ihtar gönderilmesi, sürenin makul bir süre bulunması ve süre sonunda akde aykırılık olarak bildirilen eylemin giderilmemiş bulunması gerekir. Davacının davalıya süreli bir ihtar keşide ettiği konusunda bir delil ibraz edemediğine göre davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK'nın 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy