(2004 S. K. m. 269, 363, Ek m. 1) (818 S. K. m. 260)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı karar borçlu tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava borca itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Davacı vekili, davalının kiracı olduğunu, taşınmazın kira bedellerini ödemediğinden aleyhine icra takibi yaptıklarını, borca itiraz sebebiyle takibin durduğunu, itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesini, inkar tazminatının tahsilini talep etmiş, davalı kira borcunu ödediğini, davanın reddini savunmuştur.
1- İİK. nun 4949 S. Kanunla değiştirilen 363. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi ve İİK.na 4949 S. Kanunla eklenen Ek madde 1 uyarınca yeniden değerleme oranı nazara alınarak uyuşmazlık konusu değerin karar tarihi itibariyle (2.870.-YTL'yi) geçmediği anlaşıldığından mahkemenin alacağa ait olarak itirazın kaldırılmasına dair kararının temyiz kabiliyeti yoktur.
2- Davaya konu icra takip dosyasında ödeme emri borçluya 4.2.2005 gününde tebliğ edilmiştir. Davacı vekili 2.3.2005 gününde itirazın kaldırılması ve tahliye istemi ile bu davayı açmıştır. İİK. nun 269. maddesinin göndermesi ile BK.nun 260. maddesi uyarınca borçluya ödeme emrinde verilen kanuni otuz günlük ödeme süresi dolmadan açılan tahliye davasının bu sebeple reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile kabulü doğru değildir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan sebeple davalının itirazın kaldırılmasına ait temyiz isteminin REDDİNE, 2.bentte açıklanan sebeple kararın tahliyeye ait kısmının BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy