(1086 S. K. m. 344)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar davacı-davalılar E. Odabaşı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili ile davalılardan E. Odabaşı vekili temyiz etmişlerdir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Davacı vekili davalıların müvekkiline ait işyerinde kiracı olduklarını, 2001 yılı Nisan ayında boşalttıkları işyerinin, 2000 Eylül ayından itibaren kirasını ödemediklerini, aleyhlerine yapılan icra takibine itiraz ettiklerini, itirazın iptalini, takibin devamını ve inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. Mahkemece kira ilişkisi kanıtlanamadığından her iki davalı hakkında açılan davanın reddine dair 14.5.2003 tarihli verilen karar Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nce davalı Z. hakkındaki davanın reddine ilişkin temyiz itirazlarının reddine, diğer davalı E. Odabaşı hakkında ise davacı ile bu davalı arasında bir kira ilişkisinin varlığı anlaşılmaktadır. Davalı anahtarı davacıya teslim ettiğini savunduğuna göre bunu kanıtlamalıdır. Bu amaçla davalının delillerinin sorulması ayrıca yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve varılacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiğinden bahisle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmuştur. Bozma ilamına göre kiracılığı kesinleşen E. Odabaşı'nın anahtarı teslim ettiğini kanıtlaması gerekir. Adı geçen yemin deliline dayanarak 01.03.2005 tarihli oturumda davacıya anahtarın diğer davalıya teslim ettiği ve davacının bundan haberdar olduğu konusunda yemin teklif etmiş, müteakip oturumda davacı davalının kendisine anahtarı teslim etmediğine dair yemin etmiştir. Bu durumda davalı E. Odabaşı kira parasından sorumludur. Mahkemece hasıl olan bu duruma göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy