(6570 S. K. m. 7/d)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesi, kira tespiti ve tahsiline ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş ve hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davacının oğlunun kuyumculuk yapmak üzere dava konusu yere ihtiyacı olduğunu bildirip davalının tahliyesini istemiştir. Davalı ihtiyaçlı çocuğun henüz askerlik yapmadığını, askere gitmek üzere olduğunu, bu yere acilen ihtiyacı bulunmadığını bildirmiş, temyiz dilekçesinde de ihtiyaçlının dava açıldığı sırada askere gitmesinin davanın samimi olmadığını ortaya koyduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye nedeni yapılamayacağı gibi henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, bu ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir. Davacının ihtiyaçlı olduğu bildirilen oğlu ile ilgili nüfus kayıtları dosyada bulunmadığı gibi askerlikle ilişiği de araştırılmamıştır. Davanın açıldığı tarihte askere gittiği tespit edildiği takdirde yukarıda açıklandığı üzere henüz doğmamış veya gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı ihtiyaç iddiası söz konusu olacağından davanın reddi gerekecektir. Bu bakımdan mahkemece aile nüfus kayıt tablosu getirtilip ilgili askerlik şubesinden davacının ihtiyaçlı oğlu Sedat'ın askere gidip gitmediğinin araştırılması ve ondan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde bu yön üzerinde durulmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
Davalının alacağa ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Her ne kadar davacı vekili ödenmesi gereken yıllık kiranın rayiçlerine göre düşük kaldığını belirterek 2002-2003 kirasının 1.200.000.000.- TL olarak tespit ve tahsilini istemiş ise de 9.6.2004 tarihli celsede davalının talep edilen kira bedellerini yatırdığını, bu konudaki talepten vazgeçtiklerini, sadece tahliye talepleri bulunduğunu bildirmiş olduğundan kira tespit ve alacak talebinin vazgeçme nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü hatalı olmuştur.
Sonuç: Hükmün yukarıda 1 ve 2.bentlerde yazılı nedenlerle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 28.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy