(1086 S. K. m. 73) (7201 S. K. m. 21)
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, taahhüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece tahliyeye karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının 18.9.2001 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, davalının kendi el yazısı ile yazdığı tahliye taahhüdü ile 17.9.2003 tarihinde kiralananı tahliye edeceğini taahhüt ettiğini, süresinde tahliye etmediğinden hakkında İcra takibi yaptıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek İtirazın iptali ve takibin devamını istemiştir. Davalıya tebligat yapıldığı halde duruşmalara katılmamıştır.
Olayımızda; davalı adına çıkarılan dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye "komşusu O. A. 'ya haber verilerek muhtara tebliğ edildi" şerhiyle tebliğ edilmiş ise de adı geçen muhatabın adreste bulunmama sebebi belirtilmediği gibi haber bırakılan komşu imzası da alınmamıştır. Bu haliyle tebligatın Tebligat Kanunun 21. ve Tüzüğün 28. maddesine göre usulüne uygun tebliğ edildiği söylenemez. Bu durumca davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin usulüne uygun tebliğ edilerek taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar vermek gerekirken, bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hüküm yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.7.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy