(4721 S. K. m. 734)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, önalım hakkı sebebiyle satılan payın iptal ve tesciline ilişkindir. Mahkemece dava ret edilmiş, hüküm davacı vekilince temiyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde dava konusu parselde paydaş olan davalının payını Safınaz Zilayaz'a satıp devir ettiğini ve daha sonra payını geri aldığını, tapuda gösterilen bedelin gerçek bedeli yansıtmadığını, muvazaalı olarak yüksek gösterildiğini belirterek dava konusu payın değerinin keşfen belirlenecek bedel üzerinden önalım hakkının tanınmasını istemiştir. Davalı ise dava konusu parseldeki payını Safinaz Zilayaz'a satıp devir ettiğini, daha sonra satış bedelinin ödenmesi hususunda aralarında ihtilaf çıktığından satış sözleşmesini fethettiklerini, davacının kötü niyetli olduğunu, taşınmazı taksim ettiklerini, satışın muvazaalı olmadığını tapuda gösterilen bedelin gerçek bedel olduğunu hukuki mesnetten yoksun olan davanın reddini savunmuştur.
Taşınmaz mülkiyet hakkının kanundan doğan kısıtlamalarından olan önalım hakkı paylı mülkiyet ilişkisinin kurulduğu anda vücut bulur, payın satılması ile kullanılabilir hale gelir. Her pay satışından sonra bu hak yeniden doğduğundan payın tekrar satılması halinde paydaşların önalım hakkını kullanmalarına kanuni bir engel bulunmamaktadır. Olayımıza gelince; önalım hakkına konu olan taşınmazda 6/18 pay sahibi Bahar Bozkaya 04.05.2004 gününde 150.000.000.000.-TL bedelle bu payın tamamını dava dışı Safinaz Zilayaz isminde bir şahsa satmış ve taşınmazla ilgisini keserek üçüncü şahıs durumunu almıştır. Bundan sonra Safinaz Zilayaz 12.05.2004 gününde Bahar Bozkaya'ya satın aldığı payı aynı bedelle satarak devir etmiş, önalım davası 31.05.2004 gününde açılmıştır. Yukarda açıklandığı gibi davalı Bahar Bozkaya ilk satışla üçüncü şahıs durumunu aldığından son işlem sebebiyle davacının önalım hakkını kullanmasında bir usulsüzlük yoktur. Bu sebeple taraf delilerinin toplanarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı biçimde davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Hüküm bu sebeple bozulmalıdır.
Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 12.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy