(4721 S. K. m. 732, 733)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarda gün ve numarası yazılı önalım davasına dair karar davacı tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki tüm kağıtlar okunarak gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Uyuşmazlık, önalım hakkına konu edilen payın iptali ile davacı adına tesciline ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, müvekkilinin 216 No'lu parselin paydaşlarından olup sair paydaş Mehmet Güner'in taşınmazdaki 32/48 payını 11.11.2002 gününde 1.000.000.000 TL bedelle davalıya sattığını 14.10.2003 gününde öğrendiğini, davacının önalım hakkını kullanmak istediğini belirterek, davalı adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir. Davalı vekili davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın paydaşlar arasında fiilen taksim edilmiş olduğunu, satıcı Mehmet Güner'in taksim sonucu kendi payına düşen yeri davalıya sattığını, davanın kabulüne karar verilmesi halinde de objektif değer artışının önalım bedeline yansıtılması gerektiğini, kaldı ki aslında 6.000.000.000 TL değerindeki payın tapuda düşük bedelle satılmış gösterildiğini, davanın reddini savunmuştur.
Önalım hakkı paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazlarda bir paydaşın taşınmaz üzerindeki payını kısmen veya tamamen üçüncü bir şahsa satması halinde sair paydaşlara bu satılan payı öncelikle satın alma yetkisi veren bir haktır. Bu hak paylı mülkiyet ilişkisi kurulduğu anda doğar ve satışın yapılmasıyla kullanılabilir hale gelir.
Önalım hakkı alıcıya karşı ancak dava açmak suretiyle kullanılabilir. Türk Medeni Kanunu'nun 733/3 maddesi hükmüyle yapılan satışın alıcı veya satıcı tarafından sair paydaşlara noter aracılığı ile bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Önalım hakkı satışın hak sahibine bildirildiği tarihin üzerinden üç ay ve her durumda satışın üzerinden iki yıl geçmekle düşer. Bu süre hakdüşürücü süre olup mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen pay 216 No'lu parselin paydaşı Mehmet Güner tarafından 11.11.2002 gününde 1.000.000.000 TL bedelle davalıya satılmıştır. Davacı bu satışı 14.10.2003 gününde kardeşinin ortağa verdiği kişinin söylemesi üzerine öğrendiğini belirterek 17.10.2003 gününde dava açmıştır. Satış yukarıda açıklandığı üzere satıcı ya da davalı tarafından noter aracılığı ile davacıya bildirilmediğinden belirtilen öğrenme gününe göre davanın süresinde açıldığının kabulü gerekir. Bu halde mahkemece tarafların sair iddia ve savunmaları üzerinde durularak işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istem halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 21.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy