(2004 S. K. m. 67)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar alacaklı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden istemin reddine karar verilmiş, karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacaklı vekili, kiralananda 1.4.1992 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olan borçlunun kira paralarını Nisan 2004 tarihinden itibaren sözleşmedeki artış oranına uygun ödememesi nedeniyle hakkında icra yapıldığını, borçlunun ise borcu olmadığından söz ederek itirazda bulunduğunu, oysa borçlunun sözleşmeyle kabul ettiği artış oranına uygun kira ödemekle yükümlü olduğunu belirterek itirazın kaldırılmasını ve borçlunun kiralanandan tahliyesini talep etmiştir. Borçlu vekili, icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığını, alacaklının aylık 600 YTL kira parası talep etmesinin mümkün olmadığını, alacaklının kira parasının ne kadar olduğunu kanıtlaması gerektiğini, borçlunun halen aylık 420 YTL kira ödediğini icra takibinde dayanılan kira sözleşmesinin 1992 tarihli olup onüç yıl sonra sözleşmedeki artış şartının geçerli olamayacağını, alacaklının talep ettiği miktarda kesinleşmiş kira bedelinin bulunmadığını belirterek, istemin reddini savunmuştur.
İcra takibinde dayanılan ve karara esas alınan 1.4.1992 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 4. maddesinde kira parasının her yıl % 50 oranında artırılacağı belirtilmiştir. Özgür irade ile kararlaştırılmış olan bu şart geçerli olup tarafları bağlar ve yenilenen kira dönemlerinde de geçerliğini sürdürür. Alacaklı aylık 180.000.000 TL olarak eksik ödenen Nisan 2004-Şubat 2003 arası aylar kirası farkının tahsili için borçlu hakkında İstanbul 4. İcra Müdürlüğü'nün 2005/1668 esas sayılı dosyası ile icra takibi yapmış, bu takibe itiraz eden borçlu, yetki itirazıyla birlikte talep edilen borç miktarına da itiraz ettiğini, böyle bir borcu kabul etmediğini, takip konusu miktarda borcu olmadığını belirtmiştir.
Borçlu icra takibinde ileri sürdüğü itiraz sebepleri ile bağlı olup itirazın kaldırılmasına yönelik olarak açılan işbu davada itiraz sebeplerini değiştiremez ve genişletemez. Taraflar arasında karşı çıkılmayan yazılı bir kira sözleşmesi olup bu sözleşmede hangi oranda kira parasının artırılacağı açık ve belirgin şekilde belirtildiğine göre, uyuşmazlığın sözleşme hükümleri çerçevesinde çözülmesi gerekir.
Mahkemenin bu yönde inceleme yaparak sonucuna göre karar vermesi gerekirken yazılı şekilde uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden söz edilerek istemin reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarda yazılı nedenlerle İ.İ.K 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy