(2004 S. K. m. 67)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar alacaklı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı vekilince alacağa ilişkin temyiz edilmiştir
Davacı alacaklı vekili, dava dilekçesinde davalının 4.8.1995 tarihinde akdedilen sözleşme ile kiracı olduğunu davalının 2004 Mart-2005 Ocak aylar arası kira bakiyelerini ödemediğinden bahisle icra takibi yaptıklarını, davalının kısmen kabul edip kısmen borca itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılması, takibin devamı, kiralananın tahliyesi ve % 40 tazminat istemiştir. Davalı vekili ise takip talebinde tahliye talebinin bulunmadığını, artış şartının fahiş olduğunu, mahkemenin yetkili olmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Takibe dayanak teşkil eden ve karara esas alınan 1.8.1995 başlangıç tarihli ve 10 yıl süreli sözleşme konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Sözleşmenin kira bedeli ve artışlar başlıklı 5. maddenin 2. fıkrasında ilk yılını takip eden yıllar için kira bedelleri, her bir kira yılı başlangıcı itibariyle İstanbul Ticaret Odası'nca belirlenen Toptan Eşya fiyat endeksindeki artış oranı ile ABD dolarındaki kur artış oranı ortalamasına % 5 ilave edilmek suretiyle belirlenecektir. (TEFE ABD Doları artış oranı % 5) şartı vardır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Belirlenen bu artış oranı muayyen ve belirgin olduğundan işin esasının incelenmesi gerekirken aksi düşünceyle artış oranın net bir rakam içermediğinden ve aylık kiranın belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğinden bahisle itiraza uğrayan alacak kısmının ret edilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de kararın gerekçesinde artış oranının net bir rakamı içermediği ve aylık kiranın belirlenmesi yargılamayı gerektirdiğini belirterek alacak üzerinde bir inceleme yapmadan yargılamayı gerektiren alacak üzerinden davalı yararına % 40 icra inkar tazminatı verilmesi de doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır
Sonuç: Kararın yukarda açıklanan nedenle alacağa ilişkin olarak BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy