(1086 S. K. m. 455)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair tavzih kararı davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkin olup, mahkemece verilen karar 05.04.2005 tarihinde onanmış, davalı vekili tarafından 06.05.2005 tarihinde karar düzeltme, davacı vekili tarafından verilen 09.05.2005 tarihli dilekçe ile de tavzih talebinde bulunulmuş ve mahkemece davacı vekilinin istemi yönünde tavzih yoluyla verilen 02.06.2005 tarihli karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HUMK. nun 455.maddesinde hangi hallerde tavzih istenebileceği belirtilmiştir. Bir hükmün müphem olması ya da birbirine çelişkili fıkralar ihtiva etmesi halinde hükümdeki gerçek anlamın ortaya çıkarılması için tavzih yoluna başvurulabilir. Tavzih yoluyla hüküm değiştirilemez.
Davacı vekili 22.11.2004 tarihli dava dilekçesinde, davalının davacıya ait 2871 parsel sayılı 109 dekar tarlayı kiraladığını, süre sonunda tahliye etmediğini belirterek Salihli, T. köyü, 2871 sayılı taşınmazdan tahliyesini istemiş, yapılan yargılama sonunda Davanın kabulüne, davalının Salihli T. köyü 2871 parsel sayılı taşınmazdan tahliyesinekarar verilip, bu karar Dairemizin 5.4.2005 tarihli ilamı ile onanmıştır.
Davacı vekili tavzih dilekçesinde; davalıya kiralanan yerin T. köyünde davacıya ait 109 dekar arazi olduğunu, mahkemece verilen 28.12.2004 tarihli kararda davalının 2871 parselden tahliyesine karar verildiğini, oysa 2871 nolu parselin 48623 m2 olup, bitişik 2875 nolu ve 60479 m2 miktarlı yine davacıya ait tarla ile birlikte kiralandığını ve ancak iki taşınmazın toplam miktarının 109 dönüm (dekar) olduğunu, gerek ihtar gönderildiğinde, gerekse dava açılırken tek bir parselden ibaret düşünülüp sadece 2871 parsel yazılmış ise de kararın infazında durumun fark edildiğini, bu durumun infazda sorun yaratması nedeniyle 2875 parseli de kapsar şekilde ilamın 109 dönüm arazinin tahliyesineşeklinde tavzihini istemiştir.
Mahkemece istemin kabulü ile 28.12.2004 tarihli hüküm davalının 109 dekar miktarındaki taşınmazdan tahliyesine şeklinde tavzihedilmiş ise de bu karar ile HUMK. nun 455. maddesine aykırı şekilde önceki karar değiştirilmiş olmaktadır. Bu şekilde yasaya aykırı verilen tavzih kararının bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle 02.06.2005 tarihli tavzih kararının BOZULMASINA, davalı vekilinin karar düzeltme talebinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy