(818 S. K. m. 262)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, feshi ihbar nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının 24.05.1993 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşme ile kiracı olduğunu, sözleşmenin 11.08.2004 tarihli ihtarla feshedildiği halde davalının tahliye etmediğini belirterek kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise dava konusu yerin sözleşmede eczane olarak belirtildiğinden Borçlar kanununa tabi olmayıp 6570 sayılı kanuna tabi olduğunu, davanın süresinde açılmadığını davanın reddini savunmuştur.
Davaya dayanak teşkil eden ve hükme esas alınan 24.05.1993 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözleşmede kiralanan şeyin cinsi arsa olarak gösterilmiş ve eczane olarak kullanılacağı belirtilmiştir. Sözleşmenin özel şartlarının 2. maddesinde kiracı kiraladığı 132 m2'lik arsa içerisine 40 m2 den az 80 m2 den çok olmamak kaydıyla gayrımusakkaf (taşınır) inşaatın kiracı tarafından yapılabileceği yazılıdır. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesine göre kiralanan arsa olup sonradan arsa üzerine bina yapılması için davacı belediyenin ruhsat ve yapı izni vermiş olması kira akdinin yapıldığı tarihteki niteliğini değiştirmez. Davacı belediye tarafından verilen yapı ruhsatı ise muvakkat inşaat ruhsatına ilişkindir.
Dosyaya sunulan ruhsattan geçici inşaata izin verildiği açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle kiralanan Borçlar Kanunun adi kira sözleşmesine ilişkin hükümlerine tabi bulunmaktadır. Borçlar Kanunun kapsamına giren yerlerin tahliyesi için yasal koşulları taşıyan feshi ihbar yeterli olup, başka sebep aramaya gerek yoktur. 11.08.2004 keşide ve 18.08.2004 tebliğ tarihli feshi ihbarla kiralananın tahliyesi istenip ve dava da 11.01.2005 tarihinde süresinde açıldığına göre kiralananın tahliyesine karar vermek gerekirken, bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Hükmün yukarda açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy