(4721 S. K. m. 699)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılardan İ. Çelik tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece satış kararı verilmiş, hükmün davalı İ. Çelik tarafından temyiz edilmesinden sonra davacılar vekilinin davadan feragat ettiklerini bildirmesi üzerine mahkemece feragat nedeniyle davanın reddine hükmedilmiş, bu karar yine davalı İ. Çelik vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, 40 ve 41 No'lu parsellerin tevhidi sonucu oluşan ve 43 parsel numarası alan taşınmaz üzerine müteahhit R. Karaoğlu tarafından inşa edilen binada yer alan daire sayısının paydaş sayısından az olması nedeniyle mağduriyetler yaşanmaya başladığını, paydaşlığın giderilmesini isteme zorunluluğunun doğduğunu belirterek, taşınmazın aynen bölünmesi mümkün değilse satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini talep etmiştir. Davalılar E. Kanalıcı, R. Kurt, M. Dinçkal, E. Öztürk ve İ. Çelik ile N. Karaman vekili, yerin bölünmesini, olmadığı takdirde satılmasını istediklerini belirtmişlerdir. Davalı E. Öztok, taşınmaz üzerinde yedi katlı onbeş daireli bina bulunduğunu, kendisinin ve Kazım Çağlayan'ın arsa sahiplerinden olup arsa sahiplerine üçerden altı daire verildiğini, diğer paydaşlara da daire düştüğünü, ancak Kazım Çağlayan'a düşen dairelerden birini müteahhidin beş ayrı kişiye sattığını bu nedenle açıkta kalanların olduğunu buna rağmen binanın ve dairelerin satışına razı olmadıklarını beyan etmiştir. Davalılar M. Karataş ve G. Abakuş şimdilik bir diyeceklerinin olmadığını belirtmişler, diğer davalılar duruşmalara katılmamış ve bir beyanda bulunmamışlardır.
Paydaşlığın giderilmesi davaları paylı veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır ve taşınmaz mallarda paydaşlar arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, taraflar için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Bu davalarda kazanan veya kaybeden taraftan söz edilemeyeceği gibi davalı da davacı gibi aynı haklara sahiptir.
Olayımıza gelince; mahkemece dava konusu edilen 43 No'lu parselin paydaşlığın giderilmesine yönelik açılan davada taşınmazın satışına karar verildikten sonra hüküm davalı İ. Çelik vekili tarafından temyiz edilmiş, bu aşamada davacılar vekili 5.1.2005 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerini, gereğinin buna göre yapılmasını bildirmiştir. Paydaşlığın giderilmesi davalarının yukarda açıklanan nitelikleri ve özellikle iki taraflı davalar olması itibariyle davada taraf olarak yer alan diğer paydaşların davayı takip etme hakları bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece feragat beyanı karşısında davalıların feragate karşı diyecekleri sorulmadan, davayı takip edip etmeyecekleri araştırılmadan evrak üzerinden feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi hatalı görüldüğünden hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.09.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy