(6570 S. K. m. 7)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davacılar-davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava, mesken ihtiyacı sebebiyle tahliye isteğine ilişkindir. Mahkeme davayı reddetmiş, davacı ve davalı kararı temyiz etmişlerdir.
Davacılar vekili, davacıların anne oğul olup, diğer çocuklarıyla ve boşandıktan sonra baba evine dönen kızları ve torunları ile birlikte 9 kişi aynı evde oturduklarını, daha sağlıklı ve kaloriferli olan davalıların oturduğu eve ihtiyaçları olduğunu belirterek ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili, davalı Gözde yönünden husumet nedeniyle davanın reddi gerektiğini, iştirak halinde mülkiyete tabi kiralanan için tüm mirasçıların birlikte dava açması gerektiğini, davalının kızının okul süresi olan 6 yıl boyunca oturabileceğinin söylendiği halde, kira artışı sağlamak için açılan Medeni Kanunun 2. maddesi ve iyi niyet ile bağdaşmayan davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme davanın reddine karar vermiştir.
1- Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına ve dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazının reddine,
2- Davacıların temyiz inceleme isteğine gelince; ihtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olduğunun ispatı gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici ihtiyaç tahliye sebebi yapılamaz, henüz doğmamış ve gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan ihtiyaç da tahliye sebebi kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte ihtiyaç sebebinin varlığı yeterli olmayıp, ihtiyacın yargılama sırasında da devam etmesi gerekir.
Davacı ile davalı arasında 20.09.1998 başlangıç tarihli, 1 yıl süreli kira sözleşmesi yapılmıştır. Davacı Fatma iki kızının eşlerinden boşandığını, çocuklarıyla yanına geldiğini, yanında kalp hastası olan bir kızının daha bulunduğunu, diğer çocuklarıyla birlikte zor şartlar altında gecekondu nitelikli taşınmazda oturduklarını belirterek ihtiyaçları nedeniyle dava açmıştır. Davacı tanıkları davacının ihtiyaç iddiasını doğrular nitelikte tanıklık etmişler, davalı tanıkları davanın kirayı arttırmaya yönelik olduğunu belirtmişlerdir. Celbedilen nüfus kayıtları, dinlenilen tanıklar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının ihtiyacının gerçek ve samimi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın kabulü ile tahliyeye karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenlerle hüküm bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte yazılı nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz eden davacılara iadesine, 04.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy