(1086 S. K. m. 74)
Dava: İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar borçlulardan Y. Kolye Zincir ve Müc. San. Tic.Ltd. Şti. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı alacaklı, davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibine vaki itiraz üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine karar davalı kiracı şirket vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere, Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin bozma kararına, % 40 icra inkar tazminatının davacı yararına kazanılmış hak olmasına göre davalı borçlu şirket vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı borçlu şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacı alacaklı, davalı hakkında 2002 Ocak-Eylül ayları arası kira bedellerinin ödenmesi için icra takibi yapmış, ödeme emri davalılara 11.2.2002 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalılar vekilinin ödeme emrine itirazı üzerine davacı alacaklı itirazın kaldırılması ve tahliye istemli bu davayı açmıştır. Mahkemece 18.9.2002 gün ve 2002/391-2002/1425 Esas ve karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne itirazın 8.000.USD. nin takip tarihindeki Türk Lirası karşılığı üzerinden kaldırılmasına, takibin devamına, alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatının davalı borçludan tahsiline, kiralananın tahliyesine karar verilmiş, verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 12.Hukuk Dairesi'nin 29.11.2002 tarih ve 23201-25571 Esas ve karar sayılı ilamı ile Sair temyiz itirazları yerinde değildir. Kefil Borçlar Kanunun 484.maddesine göre bir yıllık kira parası için sorumlu olduğundan adı geçen borçlunun takip dönemi yönünden borçlu olduğunun kabulü doğru değildir. Öte yandan borçlunun faize de itirazları olduğu halde bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olduğu gibi karar yerinde hükmedilen asıl alacağın Türk lirası karşılığının da açıkça gösterilmemesi keza inkar tazminatının da asıl alacak üzerinden tayin edilerek miktarının da gösterilmemesi de yerinde değildir şeklinde bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş ve 8.6.2004 gün ve 2003/108-2004/756 Esas ve Karar sayılı ilamı ile açılan davanın kabulü ile borçlunun itirazının kaldırılmasına takibin devamına davacının % 40 tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 18.11.2004 gün ve 7185-8055 Esas ve Karar sayılı ilamı ile Mahkemece önceki bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Bu hükümde bozma kararı doğrultusunda hüküm oluşturulmamıştır şeklinde bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuştur.
Yargılama sırasında davacı vekili 25.9.2003 tarihli oturumda takip tarihi itibariyle 8.000.-USD. nin Türk Lirası karşılığı üzerinden % 40 tazminat istediklerini, 13.1.2004 tarihli celsede aynı taleplerini tekrar ederek takip talebindeki işlemiş faiz taliplerinden vazgeçtiklerini, 8.3.2005 tarihli celsede ise takipten sonra asıl alacakları olan 9.000 USD. nin taraflarına ödendiğini sadece faiz ve icra inkar tazminatı yönünden taleplerinin devam ettiğini beyan etmiştir. Bu beyan karşısında konusuz kalan itirazın kaldırılmasına karar vermeye yer olmadığına, davalı şirket yönünden talep doğrultusunda 8.000.-USD doları asıl alacak 11.120.000.000.-TL üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken talep aşılarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Kararın yukarda 2.bentte açıklanan nedenle BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine 24.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy