(818 S. K. m. 262)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Dava Borçlar Kanununun 262.maddesi uyarınca kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece istem gibi karar verilmiş, hükmü davalılar vekili temyiz etmiştir.
Kiralananın büfe niteliğinde, Borçlar Kanunu hükümlerine tabi olduğu, büfenin 1.8.1985 başlangıç tarihli, 30.7.1986 bitim tarihli sözleşme ile kiralandığı, davalılardan Gökhan T.'ya 19.6.2002 tarihinde, Gökalp T. ve Nermin T.'ya 14.8.2003 tarihlerinde feshi ihbarın tebliğ edildiği, davanın 21.3.2004 tarihinde açıldığı hususları ihtilafsızdır.
Kira sözleşmesi, bitim tarihi olan 30.7.1986 tarihi itibariyle Borçlar Kanununun 263.maddesi uyarınca süresiz hale gelmiştir. Süresiz hale gelen sözleşmelerde feshi ihbar müddetlerinin aynı yasanın 262.maddesi hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. Borçlar Kanunu'nun 262/son maddesi uyarınca büfe niteliğinde olan taşınmazın tahliyesi için üç gün öncesinden feshi ihbarda bulunmak koşuluyla her zaman dava açma olanağı var ise de bundan feshi ihbarın yapıldığı dönem sonuna kadar olan süre amaçlanmaktadır. Aksi düşünce davacıya sürekli dava açma hakkı tanımış olur ki bu da Medeni Kanunun 2. maddesi ile bağdaşmaz.
Dava tarihi ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davalılardan Gökhan T.'ya yapılan feshi ihbar tarihi arasında uzunca bir zaman geçmiştir. Bu durumda zorunlu dava arkadaşlığı ilkesi de zedelenmiş olmaktadır. Bu sebeple istemin reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK. nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 13.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy