(4721 S. K. m. 698)
Dava: Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı paydaşlığın giderilmesi davasına dair karar davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Uyuşmazlık, bir adet taşınmazın paydaşlığının giderilmesine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile taşınmazın satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı İsmet Koç vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili, dava dilekçesinde, dava konusu edilen altmış dönümlük çayır ve tarlaya tarafların birlikte malik olduklarını, çayırlık alanın ortak kullanılmasına rağmen tarla kısmını sadece davalıların kullandığını, taşınmazın taraflar arasında uzlaşarak paylaşılmasının da mümkün olmadığını belirterek, taşınmazın aynen bölünmesi, mümkün değilse satışı suretiyle paydaşlığın giderilmesini istemiştir. Davalı İsmet Koç, taşınmazın ortak mal olup aralarında anlaşarak kullandıklarını, kendisinin de taşınmazın bölünmesinden yana olduğunu, taşınmaz yıllardır fiili şekilde taksim edilerek kullanıldığından kullanım şekline göre aynen bölünmeyi kabul ettiğini, satışa muvafakatinin olmadığını savunmuştur. Diğer davalılar duruşmalara gelmemiştir.
Paydaşlığın giderilmesi istenilen taşınmazın tapudaki yüzölçümü fiili duruma uymuyorsa ve hudutlar da sabit değilse görevli mahkemede açılacak dava yoluyla tapu kaydındaki yüzölçümünün düzeltilmesi için taraflara süre verilmesi, dava açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi gerekir. Şayet dava açılmaz veya açılan dava retle sonuçlanırsa ve tapu miktarı fiili durumdan az ise sabit hudutlardan başlayarak tapu kapsamı taşınmaz üzerinde belirlenip teknik bilirkişiye bu doğrultuda kroki düzenlettirilerek, krokide belirlenen yer hakkında karar verilir. Eğer tapu miktarı fiili durumdan fazla ise davanın reddi gerekir.
Olayımıza gelince; dava konusu edilen ve satışına karar verilen taşınmazın yüzölçümü tapu kaydında 919 m2 olarak gözükmesine rağmen yerinde yapılan keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporunda taşınmazın zemindeki alanının 27.982.63 m2 olduğu belirtilmiştir. Bu durumda taşınmazların tapudaki yüzölçümü fiili duruma uymadığından yukarda açıklanan esaslara göre tapu kaydındaki yüzölçümünün düzetilmesi için dava açılması yönünden davacılara süre verilip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı görüldüğünden kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile HUMK.nun 428. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 21.03.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy